Tespit edilen bu IP adresleri, bir suçun işlenmesinde yeterli delil midir? Bu programımızda konuğumuz Av. Ali Osman ÖZDİLEK ile IP adreslerinin delil olabilme kabiliyetini ve o suçun işlenmesinde yeterli delil olup olmadığını tartışacağız.
Şahsi ve belki de sizin için hayati olan mesleki belgelerinizi, yıllar boyunca elde ettiğiniz verileri, manevi değer taşıyan fotoğraflarınızı, videolarınızı hatta anılarınızı kaydettiğiniz bilgisayarın ya da bunun gibi değeri yüksek, veri yedeklemede kullanılan harici cihazların haczedilirse ne olacak? Stj. Av. Şebnem Kartal yazdı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilgisayar ve internet yoluyla işlenen suçlarla ilgili olarak bilgisayar aramalarının nasıl yapılacağı, dijital delillerin hangi usullerle inceleneceği ve e-postaların kaynağının nasıl araştırılması gerektiğine dair örnek bir karar verdi.
İstanbul Barosu, yeni adli yılın açılışı sebebiyle yayınladığı basın bildirisinde, uygulanagelen hukuka aykırılıkları sert bir biçimde eleştirdi. Hürriyet Gazetesi’nin 5 Eylül Cumartesi günlü sayısında yayınlanan bildiride, cep telefonu dinlemeleri ile bilgisayarlar aramalarından elde edilen delillerin hukuka aykırı ve usulüne uygun olmadığı ileri sürüldü.
Adli bilişim, bilişim sistemleri üzerinden genellikle veri olarak elde edilen delillerin toplanması, saklanması, derlenmesi ve analizi konusunda ilke ve standartlar oluşturan multi disipliner yapıda yeni bir bilim dalıdır. Daha geniş ve teknik bir tanımla ifade edecek olursak, “Adli Bilişim; elektromanyetik-elektro optik ortam(lar)da muhafaza edilen ve/veya bu ortamlarca iletilen; ses, görüntü, veri/bilgi veya bunların birleşiminden oluşan [...]
Yargıtay bir kararında, sanığın elektronik posta yoluyla birisine müstehcen içerikli resim göndermesinin, müstehcen görüntüleri basın yayın yoluyla yayma sayılamayacağına karar verdi. Kararda ayrıca, çocuk pornografisi ürünlerinin kasıtlı olarak bireysel amaçlı bulundurulması ve depolanmasınının da 5237 sayılı TCK’nın 226/3. maddesine uyan suçu oluşturduğu vurgulandı.