Tespit edilen bu IP adresleri, bir suçun işlenmesinde yeterli delil midir? Bu programımızda konuğumuz Av. Ali Osman ÖZDİLEK ile IP adreslerinin delil olabilme kabiliyetini ve o suçun işlenmesinde yeterli delil olup olmadığını tartışacağız.
Bilişim suçu işlendikten sonra, tespit edilen IP numarasının kime ait olduğu araştırıldığında soruşturma makamlarının karşısına şirket veya kurum çıkabilecek, dolayısıyla da şirketin en yetkilisi, durup dururken sanıkdurumuna düşebilecektir.
Avrasya Bölgesinin en kapsamlı Adli bilişim & Adli Tıp etkinliği olan EUROFORENSICS Konferansı ve Sergisi 26 – 28 Mart 2010 tarihlerinde İstanbul Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesinde gerçekleştirilecek.
Av. F. Ünsal Özmestik, kişilerin bilgisayarlarındaki bir takım programlar vasıtası (MSN, SKYPE, ICQ vs) ile yaptığı görüşmelerin, CMK 135 anlamında “telekomünikasyon yoluyla iletişim” tespitine girip girmeyeceğini ve elde edilen delillerin özellikle bilişim suçlarıyla ilgili olan soruşturmalarda kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyor.
Bu sıralar, bir çok kişi sadece IP numarasından dolayı yargılanıyor. Peki, IP numarası ne kadar sağlam bir delildir? Bankalardan veya çeşitli servis sağlayıcılardan mahkemelere gönderilen IP numaraları ne kadar güvenilirdir? Av. Burcu Erdoğan yazdı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilgisayar ve internet yoluyla işlenen suçlarla ilgili olarak bilgisayar aramalarının nasıl yapılacağı, dijital delillerin hangi usullerle inceleneceği ve e-postaların kaynağının nasıl araştırılması gerektiğine dair örnek bir karar verdi.
Siber tehditlerin, siber savaşların ve bilgi casusluklarının çoğaldığı bir zamanda, bilgi güvenliği kavramı kritik bir önem kazandı. Konferansta, bilgi güvenliği uzmanları bir araya gelerek “bilgi güvenliği” konusunda beyin fırtınası yaparak farkındalık yaratmayı amaçlıyorlar. 12 – 13 Aralık 2009′da yapılacak konferansı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım açacak.
Toplumca tanınmış bir kişinin, haberi olmadan oluşturulan sahte bir profilde, o kişi ve mesleği hakkında yalan yanlış bilgiler, hakaret unsuru içermeyen rencide edici yazılar yer alabilmektedir. Nitekim en çok karşılaşılan sorunlardan biri de budur.
İstanbul Barosu, yeni adli yılın açılışı sebebiyle yayınladığı basın bildirisinde, uygulanagelen hukuka aykırılıkları sert bir biçimde eleştirdi. Hürriyet Gazetesi’nin 5 Eylül Cumartesi günlü sayısında yayınlanan bildiride, cep telefonu dinlemeleri ile bilgisayarlar aramalarından elde edilen delillerin hukuka aykırı ve usulüne uygun olmadığı ileri sürüldü.
Bilgi Güvenliği ve Adli Bilişim Araştırma Birimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin bir alt birimi olarak kuruldu. Araştırma biriminin ilk ve temel amacı, adli bilişim analizi yapmak ve adli bilişim konusunda bilirkişi yetiştirmek..