İtalyan mahkemesi, hukuka aykırı videoyu yayınlayan YouTube’un üç yöneticisi David Drummond, Peter Fleischer ve George Reyes ile ismi açıklanmayan bir çalışanını, kişisel hakların ihlaline yol açan videoyu uzun süre yayında tuttukları gerekçesiyle suçlu buldu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilgisayar ve internet yoluyla işlenen suçlarla ilgili olarak bilgisayar aramalarının nasıl yapılacağı, dijital delillerin hangi usullerle inceleneceği ve e-postaların kaynağının nasıl araştırılması gerektiğine dair örnek bir karar verdi.
Facebook veya MySpace gibi, internette fenomen hale gelen yeni iletişim teknolojileri bir yanda yeni hukuki sorunlar ortaya çıkarıyor, diğer yandan mahkemelerde kanıt bile olabilecek kadar hayatımıza girmiş durumda. Stj. Av. Serhat Koç dünaydan örneklerle konuyu değerlendirdi.
YouTube’da yayınlanan şarkıyı yapan öğrenci hakkında “Erdoğan’a hakaret” kararı çıktı.
Günde binlerce ürün satılan Ebay, Louis Vuitton tarafından açılan davada, sahte çanta satmakla suçlandı. Mahkeme, Louis Vuitton’ı haklı gördü ve 80.000 Euro ceza kesti..
İsmini açık etmeden yayınlanan bir blogta, ünlü bir mankene hakaret edildi. Mahkeme kararına göre, Google, isminin gizli kalacağına inandığı için blogunu burada yayınlayan blogger’ın ismini açıklamak zorunda kaldı. Blogger, Google’a ismini ifşa ettiği için 15 milyon dolarlık dava açmaya hazırlanıyor. Anonimlik bir hak mıdır? Google bu hakkı ihlal etmiş midir? Stj. Av. Serhat Koç, konuyu Türk Hukuku’na göre değerlendirdi.
Çeviri: Stj. Av. Serhat Koç
İngiltere’de Facebook üzerinde açılan sahte profil davası sonuçlandı. Facebook’ten elde edilen kayıtlara göre tespit edilen davalının yüksek miktarda tazminat ödemesine karar verildi. Kararda, hukuka aykırı olarak sahte profil açan kişinin kullanmış olduğu şirket hesabından dolayı, çalıştığı şirketin de sorumlu olabileceği vurgulandı.
Yargıtay, ilginç bir karara imza attı. Karara göre, şirket müdürü sorumluluğu altında bulunan internet adresi kaynaklı iletilerin, şirket çalışanları veya üçüncü kişiler tarafından gönderildiğini kanıtlayamamış ve bu yöndeki savunmasını ispatlayamamıştır. O nedenle, genel ve soyut bu ihtimalin davacı aleyhine ve davalı lehine değerlendirilmesi kabul edilemez. Şu durumda, olayların saptanan ve yukarıda açıklanan gelişim biçimi karşısında [...]
Yargıtay bir kararında, sanığın elektronik posta yoluyla birisine müstehcen içerikli resim göndermesinin, müstehcen görüntüleri basın yayın yoluyla yayma sayılamayacağına karar verdi. Kararda ayrıca, çocuk pornografisi ürünlerinin kasıtlı olarak bireysel amaçlı bulundurulması ve depolanmasınının da 5237 sayılı TCK’nın 226/3. maddesine uyan suçu oluşturduğu vurgulandı.