Av. M. Gökhan Ahi,Bilgi Teknolojileri,Bilgi Toplumu,E-Demokrasi,Online Yayıncılık 14/08/2014 23:01

Bilgi Toplumu ve Stratejisi

Av. M. Gökhan Ahi

Bilgi’nin artık en önemli güç olduğunu bu köşede daha önce yazmıştık. Bilgi, doğal olarak tek başına bir işe yaramamakta, bilgi’yi işleyecek, optimize edecek ve insanlığın daha iyi şartlarda yaşaması için kullanacak toplumlara da ihtiyaç duyulmaktadır. Bilgi toplumu deyince, sadece bilgiyi bilgisayarlarla işlemek kastedilmemekte elbette, bilgi toplumundan esas beklenen, bilgiyi üretmesi, işlemesi, herkes için kullanılabilir hale getirmesi ve bunu hayatın tüm alanlarına yayabilmesidir.

“Bilgi toplumu” terimi 20. yüzyılın ikinci yarısından beri sıkça kullanılmaktadır ve üzerinde çeşitli tartışmalar yapılmaktadır. Bazı düşünürlere göre, bilgi teknolojisindeki gelişmelerin doğal sonucu olarak ABD, Japonya ve Batı Avrupa ülkelerinde sanayi toplumu aşamasından bilgi toplumu aşamasına geçilmektedir. Bu yeni toplumda en önemli meta bilgidir. Geleneksel ağır sanayinin yerini de bilgi teknolojisi almaktadır. Bu düşünürler, bilgi toplumunun insanlık için siyasal, toplumsal ve ekonomik anlamda radikal ve o ölçüde olumlu değişikliklere yol açaçağını ileri sürmüşlerdir (BelI 1973; Masuda1981; Toffler 1981).[1]

Bilgi toplumu ve dolayısıyla bilgiye dayalı ekonomi kavramları uluslararası düzeyde tartışılmaya başlanmış ve Birleşmiş Milletler’in girişimiyle ilk uluslarası metinlerin hazırlanmasına başlanmıştır. Birleşmiş Milletler, Ocak 2002′de aldığı 56/183 nolu kararla, Bilgi Toplumu Zirvesi’nin; birinci aşamasının 10-12 Aralık 2003 tarihlerinde Cenevre’de, ikinci aşamasının 16-18 Kasım 2005 tarihlerinde Tunus’ta yapılmasını karara bağlamıştır. Ayrıca, bu kararla, BM’nin tüm organları, hükümetlerarası organizasyonlar, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve özel sektörün zirveye aktif destek vermesi ve üst düzey katılımda bulunması için çağrıda bulunulmuştur. BM, ayrıca, zirve hazırlıklarının hükümetler arası bir hazırlık komitesi tarafından yürütülmesini, bu komitenin zirve gündemini, katılma usul ve esaslarını belirlemesini ve ilkeler bildirgesi ile eylem planı taslağına son halini vermesini önermiştir.

10-12 Aralık 2003 tarihinde Cenevre’de yapılan Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi Bildirgesi’nde 1. Maddede:

<Biz dünya halklarının temsilcileri olarak 10-12 Aralık 2003 tarihinde Cenevre’de Dünya Bilgi Toplumu Zirvesinin birinci aşaması için toplanarak, herkesin bilgiyi ve malumatı üretebileceği, erişebileceği, kullanabileceği ve paylaşabileceği; insan merkezli, kapsayıcı ve kalkınma odaklı bir “Bilgi Toplumu” için ortak arzumuzu ve taahhüdümüzü ilan ediyoruz. Böylece, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesinde yer alan ilke ve amaçlar çerçevesinde fertlerin, toplumların ve halkların sürdürülebilir kalkınmalarını sağlama ve yaşam kalitelerini artırma konusunda potansiyellerini tam olarak kullanmaları mümkün olacaktır.>

denilerek bilgi toplumu kavramına resmi bir tanım getirilmiştir.

16-18 Kasım 2005 tarihlerinde Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’nin ikinci aşaması için Tunus’ta 2. Bildirge’nin 2. Maddesinde Bilgi Toplumu kavramının tanımı şöyle olmuştur:

Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde belirtilen hedef ve ilkeler, uluslararası hukuk ve çok taraflılık esaslarına bağlı ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni göz önüne alan, insan odaklı, herkesi içeren ve kalkınma odaklı bir bilgi toplumu oluşturma istek ve taahhüdümüzü teyit ediyoruz; bu sayede insanlar nerede olursa olsun bilgi ve malumatı üretebilecek, erişebilecek, kullanabilecek ve paylaşabilecek, böylece kendi potansiyellerini tam olarak kullanabilecekler ve Binyıl Kalkınma Hedefleri de dahil olmak üzere uluslararası kabul görmüş kalkınma amaç ve hedeflerine ulaşabileceklerdir.

Türkiye’de de Kalkınma Bakanlığı bünyesinde Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı kurulmuş, 2006 yılında ilk Bilgi Toplumu Stratejisi Belgesi yayınlanmıştır. Bu starateji belgesinde, sadece kalkınma ve ekonomi ile ilgili hedeflere yer verilmiş, ne yazık ki bilginin paylaşımı, kullanımı, dolayısıyla ifade özgürlüğü, bilgiye erişim hakkı, şeffaf yönetim, haber alma ve haber verme hakkı gibi temel kavramlara yeterince yer verilmemiştir. 2014 yılı sonunda yeni bir Strateji Belgesi, ilgili Başkanlık tarafından kamuya sunulmuş olacak. Ancak, görüşe açılan taslak metinlere bakıldığında yine sadece ekonomi temelli hedefler ve ilkelerin ağırlıkta olduğunu, halen temel haklar ve özgürlüklere, şeffaf kamu yönetimi prensiplerine gereken önemin verilmediğini üzülerek gözlemlemekteyiz. Halbuki tüm ekonomik hedeflerin temelinde güçlü olarak korunan haklar ve özgürlükler vardır, aksi bir temellendirmede ise sadece rakamlar büyük gözükür.

(Bu yazı Digital Age dergisinin Ağustos 2014 sayısında yayınlanmıştır)



[1] Doç.Dr. Ahmet Çelik – Bilgi Toplumu Uzerine Bazı Notlar – http://www.edebiyatdergisi.hacettepe.edu.tr/1998151AhmetCelik.pdf

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
writing the college essay college admission essay writing service buy critical thinking essay need help with essay i need a essay written