Av. M. Gökhan Ahi,Erişim Engelleme,Özel Hayat - Gizlilik,Sosyal Ağlar 21/01/2014 22:19

Erişim Engellemelerin Boyutu Değişecek

Av. M. Gökhan Ahi

Bugünlerde Meclis’in önüne gelmiş bir yasa değişiklik tasarısı var. Bu tasarıya göre internetteki içeriklere 5651 sayılı kanunda sayılan 10 sebep dışında, özel hayatın gizliliği ve kişilik haklarının korunması sebebiyle müdahale edebilecek; ayrıca her kullanıcının trafiğini izleyip kayıt yapabilecek bir yasal altyapı kurulması sözkonusu.

Buna göre, özel hayatın gizliliği ihlal edilen kişiler, bu ihlalin yer aldığı içeriklere tedbir olarak erişimin engellenmesi için mahkeme kararı olmaksızın doğrudan TİB’e başvurabilecek. TİB’in bu kararı, yeni kurulacak olan Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından 4 saat içinde uygulanmak zorunda olacak. Bu erişim engelleme, gerekirse URL adresini engelleme şeklinde olacak, yani sitenin tamamı yerine yalnızca bir sayfanın erişime engellenmesi mümkün olacak. Daha sonra kişiler mahkemeye başvurabilecek. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan TİB Başkanı talimatı ile de erişim engelleme yapılabilecek.

Erişim engelleme, sadece alan adı değil, URL adresi yoluyla, IP adresi yoluyla hatta DNS engelleme yoluyla bile yapılabilecek. Yani DNS değiştirerek erişim engelini aşma konusunda da yasal düzenleme yapılmış olacak.

Bu değişiklikler temel hak ve özgürlükler anlamında ciddi ihlallere konu olabilecektir. Yeni düzenlemenin, sadece seçim süreci ve politik tartışmalar üzerine şekillendiğini söylemek güç. Zaten uzun bir süredir, devletin bir çok biriminin internete nasıl müdahale edebilecekleri, internet trafiğini nasıl ve ne şekilde izleyeceklerine ilişkin çalışmaları olduğunu biliyoruz. Özel hayatın ve kişilik haklarının korunacağı ön plana çıkarılırken, arka planda interneti ve aktörlerini nasıl kontrol edebiliriz şeklindeki çalışmalar zaten bir kaç yıldır gündemde olan bir konuydu.

Başkanlık talimatıyla, özel hayatın gizliliği öne sürülerek bir çok engelleme yapılabilmesi yürütmenin yargıya müdahale etmesine açıkça imkan tanımış, imtiyaz niteliğinde bir düzenlemedir. Kamuya mal olmuş kişiler söz konusu olduğunda sıradan yurttaşlardan daha dar kapsamlı bir “özel alan” söz konusu. Örneğin, bir bürokratın rüşvet alırken görüntüleri yayınlanırsa artık burada özel hayatın gizliliğinden bahsetmek yersizdir, nitekim bu görüntülerin açıklanmasında artık kamu yararı vardır. Kural olarak, kişi kamuya mal olmuş bir kişi olsa bile hayatın gizli alanına müdahale edilemez. Ancak söz konusu kişi kamuya mal olmuş bir kişi ise ve kamu yararı söz konusu ise hayatın özel yönüne belirli bir miktar müdahale söz konusu olabilecektir.  Tabi, kamuya mal olmuş kişinin özel hayatına müdahale sınırsız değil, nitekim yatak odası görüntülerinde kamu yararı yoktur. Sonuç olarak bu düzenleme keyfi kullanmaya çok müsaittir.

Özellikle URL adresi engellemesi, sitenin geri kalanı erişime açık kalacağı için kullanışlı bir çözüm gibi görünse de, bunu yaparken mecburen filtre kullanılacak ve kullanıcı ile servis sağlayıcı arasındaki tüm veri alışverişi izlenebilir hale gelecek. Trafik kayıtlarının tutulma şekli, kişisel verilerin tutulması, saklanması, kimin buna nasıl ulaşacağı, bu verilerin silinme süresi gibi detaylara ise yer verilmemiş. Zaten, halen kişisel verilerin korunmasına ilişkin bir kanun bile yok.

Erişim ve yer sağlayıcılara ekstra yükümlülükler getiriliyor. İnternet trafiğinin belli merkezlerde toplanması ve süzülmesi gibi bazı teknik zorunluluklar da olacak. Tüm bu teknik detayların ciddi bir maliyeti olacak ve maliyet sonuçta internet sektörüne ve internet kullanıcısına yüklenecek. Türkiye’deki ağır vergi yükü, yüksek lisans ücretleri, teknik altyapı masrafları derken, Türk işletmeciler ve yer sağlayıcılar yurtdışındaki daha hesaplı servislerle mücadele etme şansını büyük ölçüde yitirecek.

Tüm bu yükümlülükler ekonomik ve hizmet kalitesi anlamında internet aktörlerini olumsuz etkileyecek yükümlülüklerdir. Diğer yandan erişim engelleme yönündeki düzenlemeler de sansür aracı olarak kullanılmaya fazlasıyla müsait, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı nitelikte düzenlenmiştir. İnternete getirilen her kısıtlama, bu düşüncenin arkasında olanları bir zaman sonra fazlasıyla zararlı çıkaracaktır. Çünkü İnternet kısıtlamaya gelmez.

(Bu yazı Digital Age dergisinin Şubat 2014 sayısında yayınlanmıştır)

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
college essay plagiarism what is the best online essay writing service psychology dissertation paper writing website research essay papers