Av. Şebnem Ahi,Bilişim Suçları,E-Demokrasi,Erişim Engelleme,Online Yayıncılık,Özel Hayat - Gizlilik 09/01/2014 20:06

5651 İnternet Kanunu’nda değişiklik yapan tasarının değerlendirilmesi

Av. Şebnem Ahi

 

Yeni İnternet Tasarısı ile internet aktörlerini neler bekliyor?

2014 yılının ilk ayını yaşadığımız geçtiğimiz günlerde alt komisyonda onaylanan ve meclis başkanlığına sunulan ‘İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yolla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi’ içerisinde bulunduğu torba yasa ile onay sürecindedir. Yeni tasarı pek çok değişikliği de beraberinde getiriyor.

DÜZENLEME: Yeni kanun tasarısına göre erişim engelleme konusunda şu anda uygulanan alan adı temelli engellemenin yanı sıra ‘IP ve URL temelli ve benzeri yöntemlerle engelleme’ getirilmektedir. Yani bir web sitesinin belli bir bölümündeki hukuka aykırı içerik sebebiyle web sitesinin sadece o sayfasına erişim engellenebilecektir. Ayrıca yurtdışındaki bir sunucudan VPN denilen sistemle giriş yapılarak veya DNS değiştirerek yasaklı siteye girişlerin engellenmesinin mümkün olacağından bahsedilmektedir.

DEĞERLENDİRME: Bu durumda bir web sitesinin hukuka aykırı içerik barındırmasından sebep yalnızca bir bölümünün engellenebilecek olması sitenin geri kalanına erişebilme açısından olumlu gibi görünse de, URL temelli engellemede engellenecek adres uzantısında yer alan kelimeler baz alınacağı için kullanıcıların tüm veri alışverişine erişim kolaylaşacaktır. Aynı zamanda bu denetleme, erişim sağlayıcılar için ciddi masraf ve altyapı gerekliliği doğuracaktır. Diğer yandan benzeri yöntemler ile kastedilen DNS değiştirerek kişilerin bir siteye erişiminin engellenmesi ise insanların web üzerinde özgürce dolaşma, bilgiye erişme ve haber alma hakkını kısıtlayacak olması anlamına gelir. Diğer yandan Tasarı ile yeniden düzenlenen erişim engelleme kararı verilebilecek haller ne yazık ki ifade özgürlüğünü kısıtlayacak keyfi uygulamalara müsait uygulamalar.

Elbette günden güne ivme kazanacak erişim engelleme kararlarını uygulamak zorunda kalacak internet servis sağlayıcılarını da zorlu günler bekliyor. Bu tabloya göre firmaların bu kararları uygulamaya ayıracağı teçhizat, donanım, yazılım, vakit, para ve insan gücünün faturasını kullanıcıya yansıtması ve sağlanan internet hizmetinin hız bakımından da kalitesizleşmesi kaçınılmaz olacak.

DÜZENLEME: Yeni tasarıya göre, Erişim sağlayıcıları birliği kurulacaktır ve bu birliğe denetleme ve engelleme yapabilen erişim ve internet servis sağlayıcılar, telekomünikasyon firmaları üye olmak zorundadır. Dayatma niteliğindeki bu üyelik bedellidir. Birliğin merkezi Ankara’dır. Üye olunmaz ise, bu sıfatla hizmet, internet servisi veremeyeceklerdir. Bu birliğin hangi usul ve esaslarla çalışacağı da BTK tarafından onaylanacak tüzükle belirlenecektir. Bu birliğin usul ve esaslarının belirleneceği yönetmelik ise henüz yürürlüğe girmiş değil.

DEĞERLENDİRME: Bedelli zorunlu üyeliğin bu şirketler üzerinde yaratacağı ekonomik yük, kullanıcılara yansıyabilir. Diğer yandan bu birliğin erişim engelleme kararlarının uygulanmasını kolaylaştırmak ve tek bir birlik üzerinden yürütmek için yapıldığı açıktır. Çünkü tasarı ile Birliğe tebliğ edilen bir erişim engelleme kararı, birlik üyesi olan her erişim sağlayıcıya tebliğ edilmiş sayılacaktır ve uygulanması zorunludur. Avrupa’daki veri korumaya ilişkin direktifte değişiklik yapılmasını düzenleyen tasarıda direk erişim engelleme kararı dayatılmadığı gibi, yer sağlayıcılara içerik çıkarabilme için de belli haklar tanınmıştır. Örneğin; içeriğin kullanımı ve işleme konulmasında kamu yararı varsa veya yayınlanması hukuki zorunluluksa, kontrol edenin bu talebi reddetme hakkından kanun bahseder. Ancak bizde böyle bir hakkın adı dahi ne yürürlükteki kanunda ne de tasarıda geçmemektedir. Hatta yeni tasarıda yer sağlayıcıların kanunun 8. Ve 9. Maddesine göre haberdar edildiği takdirde içeriği yayından çıkarmakla yükümlü tutulmuştur.

DÜZENLEME: Yer sağlayıcılar yani hizmet ve içeriği barındıran sistemleri sağlayan ve işletenler için kullanıcıların log bilgisi yani trafik bilgisi kaydını tutma süresi, yeni düzenleme ile 1 yıldan 2 yıla kadar zorunlu tutulmuş ve yürürlükteki mevzuatın da, Avrupa’nın da öngördüğü 6 aydan başlayan süre uzatılmıştır. Ayrıca yürürlükteki mevzuatta yalnızca erişim sağlayıcılar için olan bu yükümlülük artık yer sağlayıcılar için de var ve süresi daha uzun. Yer sağlayıcılar için getirilen yükümlülüklere uymamanın cezası ise yüz bin TL’ye kadar uzanıyor.

DEĞERLENDİRME: İstihbarat ve soruşturmalar anlamında delil niteliğinde olacak bu bilgilerin en az 1 yıl süre ile kaydedilecek olması kolluk ve savcılık birimlerine yarayabilir. Delillerin kaybolmasını önleme sorununu çözmek adına, oldukça geç işleyen yargı süreci düşünülerek bu düzenleme getirilmiş olabilir.  Ancak kaydı tutulacak bilgiler, kişilerin hangi IP adresinden ne kadar süre ile internete bağlandığı ve orada kaldığı bilgileridir yani kişisel verileridir. Bu verilerin bu denli uzun süre ile kayıt altında tutulması; kişisel verilerin gizliliği ve güvenliği bakımından bir takım tehlikeleri de beraberinde getirecektir. Kişisel verileri koruma kanunu olmayan bir ülkede yığın halindeki kişisel verilerin, zorunlu olarak uzun sürelerle kaydedilmesi durumunda, Bu bilgiler kişiler aleyhine kullanılmaya müsaittir ve kişilerin ve internetteki faaliyetlerinin takibi, fişlenmesi, denetlenmesi ve gözetlenmesi tehlikesini doğuracaktır. Ayrıca bu bilgilerin kayıt altında tutulduğu sürece nasıl muhafaza edileceği, süre sonunda kayıtların nasıl ve hangi koşullarda yok edileceği tasarıda belirsizdir. Diğer yandan Tasarı ile düzenlenen idari para cezaları ise, internet üzerinden ya da aracılığı ile faaliyet gösteren pek çok şirketin kepenkleri indirmesine sebep olacak derecede yüksek.

DÜZENLEME: Erişim sağlayıcılar yürürlükteki kanuna göre hukuka aykırı içerik hakkında haberdar edildiğinde TEKNİK İMKAN BULUNDUĞU ÖLÇÜDE içeriği yayından kaldırmakla yükümlüyken; artık bu teknik imkanın var olup olmadığı aranmayacak, haberdar edildiğinde içeriği kaldırmak zorunda olacaktır. Üstelik alternative erişim yollarını da engellemekle ve bunun için gerekli donanım ve yazılımı kendileri sağlamakla yükümlü kılınmıştır.

DEĞERLENDİRME: Tasarı erişim sağlayıcılara, bir erişim engelleme kararı verildiğinde alternatif erişim yollarının da beraberinde engellenmesini ve bu uygulamalar için gerekli  teknik imkanların bulunmasını zorunlu kılmış ve açıkça da masrafının bu şirketlere ait olacağını belirtmiştir.

DÜZENLEME: Yürürlükteki kanunda erişim engelleme kararı bu kanunda sayılan katalog suçlardan birisi söz konusu ise verilebilir iken, yani intihara yönlendirme, cinsel istismar, Uyuşturucu Madde Satımı, müstehcenlik, kumar gibi katalog suçlar varsa verilebilir iken artık bunun yanında KİŞİLİK HAKKI İHLALİ VE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İHLALİ söz konusu olduğunda da erişim engelleme kararı verilebilecek.

DEĞERLENDİRME: Tasarı Avrupa Komisyonu’nda şu an tasarı halinde olan veri koruma direktifi ile bir takım benzerlikler taşısa da tamamen aksi yönde. Bilinmesinde, yayınlanmasında kamu yararına olabilecek ya da eleştiri mahiyetindeki bilgilerin ayırt edilmeksizin yapılan bu düzenleme, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı niteliktedir. Nitekim Avrupa’daki tasarı bu hususlarda içerik çıkarma için talepte bulunulamayacağını düzenlerken, bizdeki uygulama böyle bir ayrıma gitmeksizin direk erişim engelleme kararı aldırmaktan yana. Halihazırdaki 5651 sayılı kanunumuzda kişilik haklarının ihlali durumunda uyar kaldır sistemi ve sulh ceza mahkemesinden içeriğin çıkarılmasını isteme hakkı ve cevap ve düzeltme hakkı tanınmış iken yeniden tüm düzenin kodlarıyla oynayarak, erişim engelleme gibi katı bir düzenlemeye neden gidildiği ise merak konusu.

DÜZENLEME: Yürürlükteki yasada kişilik hakkı ihlal edilen kişi, içeriğin çıkarılması için sulh ceza mahkemesine başvurabilir ve cevap ve düzeltme hakkını kullanabilir. Ancak Yeni tasarı ile Kişilik hakkı ihlal edildiğini düşünen kişiler, direk sulh ceza hakimine başvurabilecek ve yürürlükteki kanundan farklı olarak doğrudan erişimin engellenmesi talebinde bulunabilecek. Hakim de 24 saat içinde duruşmasız karar verecek. Bu karar hakim uygun görürse sitenin bir bölümünü, uygun görmezse tümden siteyi erişime engelleme yönünde olacak. Karar uygulanmazsa, erişim ve yer sağlayıcılara para cezası var. Ayrıca yeni tasarı ile cevap ve düzeltme hakkı da yürürlükten kalkmaktadır.

DEĞERLENDİRME: Ne yazık ki tedbir almak için içeriği çıkarıp, cevap ve düzeltme hakkı kullanılma yöntemi bırakılmış, direk erişim engelleme kararıaldırma yöntemine gidilmiş olunması, kişilerin haber alma özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir düzenlemedir. Diğer yandan hakimlerin iş yükü ortada iken, tek bir celse için bile takvim yoğunluğundan sebep 7-9 ay sonrası beklenirken; 24 saat içinde karar verilmesi mümkün değildir. Oysa hakimlerin, yeterli ve detaylı inceleme yapmadan yalnızca onay mercii gibi karar vermesi, kimi zaman pek çok sitenin seri olarak kapatılmasına sebebiyet verecektir. Çünkü bu durumda sitenin sadece bir bölümünün mü yoksa tümünün mü kapanması gerekeceğine dair karar da tasarı ile hakimin takdirine bırakılmıştır. Dolayısıyla kağıt üzerinden yapılacak inceleme ile verilecek kararlar, sıhhatli olmayacaktır.

DÜZENLEME: Yeni tasarı ile, özel hayatın gizliliğini ihlal söz konusu olursa, özel ve tüzel kişiler doğrudan Başkanlığa yani TİB’e başvurup erişim engelleme uygulaması talep edebilecek ve Başkanlık 4 saat içinde karar verip, kararı Birliğe gönderecek ve Birlik 24 saat içinde bu kararı URL erişim engelleme şekliyle uygulayacak. En vahimi de bir diğer maddedeki, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Başkanlık ya da Bakan emri ile erişim engelleme kararı verilebilecek. Karar uygulanmazsa da erişim ve yer sağlayıcılara para cezası var

DEĞERLENDİRME: . Başkanlığın vereceği tüm bu kararların ve uygulamaların gerekçesi ise Başkanlığın görevlerine tasarı ile eklenen ‘internetin güvenli kullanımını sağlamak ve bilişim şuurunu geliştirmek.’ Hususu olacaktır. Ancak bu karar yetkisi ile donatılan kurum kuruluşların, bu yetkiyi sansür aracı olarak kullanma tehlikesi bir yana, internet aktörlerini regüle etmek görevinin üzerine ayrıca yük bindirilen kurum neredeyse kendi esas görevlerini yerine getiremeyecek olma riski ile de karşı karşıya. Ayrıca ihlale konu sitenin erişime engellenmesi uygulamasının, gecikmesinde sakınca bulunup bulunmadığının kararını kimin vereceği de meçhul. Kaldı ki, Yürütme organının bir üyesi olan Bakan’ın bu konuda karar verecek olması Yürütme’nin Yargı’ya müdahalesinden başka bir şey değil. Bu düzenlemeyle Yargı’nın hukuk denetimi fonksiyonu devreden çıkarılmaktadır.

- Bu maddede hukuka aykırı bir durum daha var ki, kurumların ve kuruluşların özel hayatının olduğundan bahsedilmektedir. Dernek ve Şirket gibi özel hukuk tüzel kişilerinde, kısmen bir özel hayattan bahsedilebilir ise de, özellikle kamusal kurumların ve kuruluşların özel hayatı olması mümkün değildir. Tasarıda, kurum ve kuruluşların kamu veya özel şeklinde bir ayrımı yapılmadığından, kamu kurumları ve kuruluşları da özel hayat korumasından yararlanacaktır. Dolayısıyla hak kapsamında olmayan, kanunen tanınmayan bir hakkın ihlalinden bahsedilemez. Tasarı bu yönüyle de tamamen hukuka aykırıdır.

DÜZENLEME: Mevcut kanunumuzda uyar kaldır sistemi vardır. Yani hukuka aykırı bir içerik olduğunda kişilik hakkı ihlal edilen kişi, önce içerik ve sonra yer sağlayıcıya bildirip içeriğin kaldırılmasını talep eder.  Yeni düzenlemeyle buna ek olarak, bu telebi alan içerik ve yer sağlayıcılar gönderilen talepleri 24 saat içinde cevaplamak zorundadır. Aksi halde para cezaları söz konusudur.

DEĞERLENDİRME: Bu uygulama üye sayısı milyonlar olan siteler bakımından büyük sorun haline gelebilir. Dolayısıyla firmaların da faaliyet hızını, ekonomik gücünü etkileyecek bir uygulamadır. Avrupa’da da veri korumaya yönelik yeni tasarının en çok eleştirilen yönü, yer sağlayıcılara kullanıcılar tarafından içerik kaldırma talebi gönderildiğinde, getirilen denetleme ve 24 saat içinde rapor etme zorunluluğudur. Ancak tek fark Avrupa’da bu zorunluluk, 250’den fazla çalışana sahip yer sağlayıcılar için getirilmiştir. Her ne kadar bu uygulama büyük firmalara yüklenen iş yükü bakımından eleştirilmişse de küçük çaplı şirketleri korumaya yöneliktir. Oysa bizdeki yeni tasarı ile tüm yer sağlayıcılar birliğe üye olma zorunluluğu altına alınarak aksi halde faaliyetlerinin durdurulacağı, para cezası uygulanacağı, üyeliğin ücretli olacağı düzenlenmiştir. Bu uygulama sonucunda küçük çaplı şirketler ekonomik olarak zarar görebilir ve piyasadan çekilmek zorunda kalabilir. Bu da denetimin daha zahmetsiz hale geleceğini göstermektedir. İnternet sektöründeki aktörlerin içinde bulunduğu ekonomik dengenin sarsılacağı da kaçınılmaz sondur.

DÜZENLEME: Ayrıca toplu kullanım sağlayıcıları denilen yani kişilere belli bir yerde internet ortamı kullanım olanağı sağlayan örneğin internet kafeler veya internet imkanı sunan diğer kafeler, üniversiteler, kurum ve kuruluşlar için de gerekli tüm filtre ve önlemleri alma zorunluluğu verilen karar ve tedbirleri uygulama zorunluluğu getirmekte, aksi halde bin TL ile beş bin TL arasında idari para cezası öngörülmektedir.

SONUÇ: İfade özgürlüğü, eleştiri hakkı, haber alma özgürlüğü, bilgiye erişme hakkı gibi temel hak ve özgürlükler bakımından kısıtlayıcı, sansür aracı olarak kullanıma ve dar yoruma oldukça müsait, keyfi uygulamalara kapı açacak nitelikteki bu tasarı, aynı zamanda internet aktörlerini hem ticari, hem iş yükü, hem de üretkenlik anlamında yıldırmaya, ekonomik zincirden en zayıf halkaları  düşürmeye yönelik hale gelmiştir.

Tasarı aile ve çocuk güvenliğini koruma gerekçesiyle düzenlenmişse de bu gerekçeyi teğet bile geçmeyen şekilde interneti daha kolay yönetmeyi, denetlemeyi ve  sansürlemeyi amaçlamış ve Avrupa Birliği tarafındaki düzenlemelerin tam aksi yönde hazırlanmıştır.

Tags:
  •  
legit essay writing company for students personal college essay help write my assignments help writing an essay for college write my essay services