Av. M. Gökhan Ahi,Sosyal Ağlar 02/01/2013 17:38

“Little Brother”lar “Big Brother”dan daha fazla gizlilik ihlal ediyor.

Av. M.Gökhan Ahi

Big Brother (Büyük Kardeş) terimi ilk defa, George Orwell’in 1984 isimli romanında kullanılmıştı. Orwell, bu terimi kurgusal bir ülkedeki diktatör için kullanmıştı. Diktatör, ülkeyi kameralarla donatmış ve herkesin bu kameralarla izlendiğini vurgulayarak ülkeyi baskı ile yönetiyordu. Bu terim daha sonra, kendi vatandaşlarını her an izleyen ve gözetleyen devletler için kullanılmaya başlandı.

 

Big Brother, olmalı veya olmamalı tartışması bir yana, artık en modern ve demokratik toplumlarda bile varlığı çoğunlukla benimsenmiş bir olgu. Devletler, öncelikli olarak terörü, sonrasında da bireysel suçları önlemek için kendi vatandaşlarının her türlü iletişimini izleyen, sokaktaki hareketleri gözleyen kameralar kurmaktan çekinmedi. Hatta toplu taşıma araçlarından mağazalara kadar geniş bir kamera ağının yanı sıra, sese duyarlı mikrofonlar bile şehirlerin en ücra sokaklarına kadar yerleştirildi. Amaç suçu önlemek ve eğer suç işlenirse bile suçun delillerini tespit etmek olunca, sistemi en ağır eleştirenler dahi bir nebze kabullenmek durumunda kaldılar. Tabi diğer mesele de bu kayıtlara kimin ulaşıp ulaşamadığını bilememek.

 

Big Brother dışında, aslında uzun zamandır var olan Little Brother’ları da (Küçük kardeşler) hesaba katmak gerekiyor. Aslında bizleri simgeleyen bu küçük kardeşler (arkadaşlarımız ve yakın akrabalarımız), ellerinde birer akıllı telefon veya dijital fotoğraf makinesi ile dünyanın her yerinde ve neredeyse her evdeler. Sokakta, plajda, mağazada, tiyatroda, kütüphanede, yani her yerde milyonlarca (belki milyarlarca) kamera ve mikrofon her zaman yanı başımızda. Mobil kullanım arttıkça ve daha çok Facebook, Twitter, Instagram, Tumbler, WordPress ve Foursquare kullanıldıkça herkes bir haberci, herkes bir yayıncı ve herkes –bunu söylemek istemesem de- bir gözetlemeci hale geldi. Kim, ne, nerede, neden, ne zaman, nasıl gibi gazetecilerin kullandığı haber yöntemine,  kiminle ve ne yapıyor gibi sorular da eklenerek herkesin birbirini gözetlemeye başladığı bir dönemdeyiz.

 

Bu kadar dijitallik ve mobilliğin sonucu, yurttaş gazeteciliği denen yeni bir akımla, emniyet şeridi ihlalcilerinden, tüketicisine değer vermeyen markalara, servisi kötü restoranlardan, arkadaşına kazık atanlara kadar herşeyin afişe edilebildiği bir ortam oluştu. Elbette ki, bu tür paylaşımlarda kamusal yarar her zaman ağır basıyor. Ama bir yerlerdeki görüntülerinizin, seslerinizin ve mesajlarınızın yayınlanmasında kamusal yarardan bahsedemeyiz.

 

Buraya kadar herşey alışılmış ve beklendiği gibi duruyor. Eski sevgilisinin veya patronunun fotoğraflarını ve videolarını intikam olarak internette yayınlayan veya sahte profiller açan kötüniyetli yaklaşımlardan ziyade etrafınızdaki iyiniyetli arkadaşlarınızdan ve akrabalarınızdan biraz bahsetmek gerekiyor.

 

Kamusal yarar barındırmayan ve özel hayatınızı afişe eden görüntüler, sesler, anılar ne olacak?

 

Bugün geldiğimiz noktada, öyle bir paylaşım kültürü bombardımanı altındayız ki, her an her yerde mahrem olmasını yani size özel olmasını istediğiniz bir şeylerle internette karşılabilirsiniz. İstediğiniz kadar sosyal ağlarda gizlilik ayarınızı yapın, istediğiniz kadar kendinizi sosyal ağlardan uzak tutun, mutlaka birileri, hem de en yakınlarınız, en iyi niyetleriyle, sizinle olan fotoğraflarını, videolarını ve ses kayıtlarını internette bir yerlere koymaktan çekinmeyeceklerdir. Belki düşmüş ve ağzınızı burnunu kırmışsınız; bu görüntünüz bile komik videolar arasında isimsiz olarak yerini mutlaka alacaktır. Bir yerde içmişsiniz ve çakırkeyifliğin tadını çıkarmışsınız, buradaki tuhaf yüz şekilleri oluşmuş halinizi arkadaşlarınız mutlaka bir yerlerde  yayınlanmış olacaktır. Ya da arkadaşlarınızın (yakın akrabalarınız da olabilir) radyocularla işbirliği yaparak oluşturduğu şaka kayıtları, bir yerlerde izlenme rekorları kırıyor olabilir. Niyeti bozmuş olan başka bir arkadaşınız, Facebook’taki bir uygulamayı kullanarak, siz yüklememiş olsanız bile mayolu fotoğraflarınızı bulup arşivine indiriyor olabilir. İnternet haber sitelerinin resimli haber galerilerinde gezerken, Gangnam dansı yaparken çekilmiş fotoğrafınıza rastlamak sadece sizin için değil herkes için bir kâbus olabilir.

 

Arkadaşlarınıza evden çıkamayacağınızı söyleyip, uzak bir kafede keyif yaparken yakalanmak neyse de, Foursquare’de beraber imlenmek, ya da Twitter deyimiyle <mention> almak bazı durumlarda hoş olmasa gerek. Öyle ya, bazılarının maça, turistik geziye ya da bara gitmelerinin tek amacı sanki fotoğraf veya video çekmek. (Bu tür arkadaşların ellerinde sürekli kamera(lı telefon) ile dolaşmalarından dolayı gittikleri etkinliklerin anlamını kaçırdıklarını düşünüyorum.) Bu etkinliklerde isteseniz de istemeseniz de, bu karelerin görüntülerin içinde bir şekilde yer almak ve sosyal medyada isteğiniz dışında imlenmek doğalmış gibi kabul edilmeye başlandı. Oysa, bilmediğimiz bir yerlerde, birileri bu tarz sosyal medya kazalarının kurbanı olarak zor durumlara düşüp, işinden, eşinden veya arkadaş grubundan ayrılmak zorunda kalabiliyor. İş mahkemesindeki davalarda ve boşanma davalarında artık sosyal medyada yer alan fotoğraflar ve videolar delil olarak dosyalarda yerlerini alıyor. Siz tüm gizlilik önlemlerinizi almış olsanız bile.

 

Hayatımızı bu little brother’larla geçirmek zorundayız. Arkadaşlarımızı gözden geçirmek ve hepsine tek tek ayar vermek mümkün olmadığına göre, paylaşım kültürünün etiklerini / etkilerini belirlemek ve herkeste farkındalık yaratmak da hemen sağlanamayacağına göre, bir müddet daha küçük kardeşlere katlanmak gerekecek.

 

Eğer gizliliğiniz ihlal edenler iyiniyetli küçük kardeşler olmasaydı, özel hayatın gizliliğini ihlalden dolayı cezalandırılmasını isteyebilirdiniz, ayrıca kişilik haklarını ihlalden dolayı tazminat talebinde bulunabilirdiniz. Ama bunlar küçük kardeşler, sonuçta iyiniyetliler değil mi? Onlarla dargın olmadığınız müddetçe sorun yok.

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
online statistics homework help professional college essays college thesis writing services write my cinema essay get your english assignment done for you