E-Demokrasi,Erişim Engelleme 23/06/2010 00:00

İnternette Sansüre Karşı Ortak Deklarasyon açıklandı.

Fotoğraf: Eren Bostan

İnternette giderek artan erişim engellemelere karşı güçbirliği oluşturmayı amaçlayan platform toplantısı, 19 Haziran 2010′da Kadir Has Üniversitesi’nde yapılmıştı. Bu toplantıda alınan ilke kararların yanı sıra, ortak bir deklarasyon hazırlanacağı bildirilmişti.

İşte, Ortak Platform tarafından açıklanan deklarasyon:

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez

1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde
oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke
ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.

Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul
Edilemez

3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür
Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve
uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda,
idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde
YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan
işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.

4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu
çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için
yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.

Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır

5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir.
Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar
açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm
sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet
kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım
bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

6. Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu
sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve
dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve
uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve
orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.

7. 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de
mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime
kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında
engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi
sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri
geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma
hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde
yaygınlaşması kabul edilemez.

8. 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve
zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen
engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir.
Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran
2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan
40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının
yasaklanması olmuştur.

Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir

9. Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden
korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum,
akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki
değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin
yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve
tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf,
açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

10. Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak
hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların
istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan
önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon
İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı
Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.

Bu deklarastonun http://www.sansursuzinternet.org.tr adresinden imzaya açıldığı bildirildi.

Tags:

2 Comments

  • Deklerasyon güzel de çözüm ne? Çözüm önerisi sunmayan fikirler kabul görmez. Tüm dünya ülkeleri interneti kontrol altında almaktadır, kontrolsüz bir internet gün gelir sizi de vurabilir(hakkınızda bir iftira dolaşmaya başladığında nereye başvurmayı düşünüyorsunuz). Ama bu kontrol daha esnek olmalı, tüm kullanıcılar cezalandırılmamalı

Leave a reply

required

required

optional


  •  
writing custom what is thesis writing economic homework help writing assignments expert accounting experts writers