Av. Serhat Koç,Kişisel Veriler,Yeni Medya ve Kişisel Güvenlik 22/03/2010 20:38

Yeni Medya ve Kişisel Güvenlik

facebookAv. Serhat Koç

Genel anlamda, her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme, ve eğitme gibi 3 temel sorumluluğa sahip görsel ve/veya işitsel araçların tümünü birden ‘medya’ olarak adlandırabiliriz. Günümüzde gazete, dergi, tv ve benzerlerinden oluşan klasik medya kavramının karşısında internet, en özgür, en hızlı ve en popüler etiketleriyle yeni medya olarak varlığını her geçen gün daha da çok pekiştirirken, web 2.0 uygulamalarıyla da sosyal medya çağı da başlamıştır.

Medya olarak internet’e baktığımızda: “Ben ona bulut olamazsın demedim, adam olamazsın dedim” diyen günümüz internetinin yaratıcılarından sayılan Vint Cerf, soru işaretlerimizi giderebilir. İnternet alanında geçmişteki sorunlardan bazılarının henüz çözülemediğini hatırlatarak hayallerinden bahsederken; “Çevrimiçi depolama hizmetlerinin ‘gelişim’i denince kapasite artışının anlaşılıyor, ancak teknolojinin içeriğinin geliştirilmesine, kullanışlı ve güvenli olmasına uğraşan çok az kişi var.” diye her zaman yineliyor internetin ‘baba’sı. Cerf, yıllar önce ARPANET’i diğer ağlara bağlamakta çektikleri zorluğu örnek gösteriyor: “Bulut (cloud) adı verilen bu ağlar da, kendi içlerinde neyin ne olduğunu biliyorlar ancak kendilerinden başka bulutların da olduğundan bihaberler. Bu sorun çözülürse bağımsız bilgi kaynakları birbirlerinden yardım alıp hayatı büyük ölçüde kolaylaştırabilir.”1

Elbette ki, ister istemez bu noktada güvenlik sorunları ve hukuki problemler ortaya çıkıyor. Hangi tür bilgiler bu paylaşıma dahil edilmeli? Vint, bize bunu sağlık bilgileri şu örnekle anlatıyor: “Böyle bir ağ paylaşımı sayesinde; acil durum halinde, bu bilgilere herhangi bir hasteneden ulaşılabilirse o an buna bir itirazımız olmayacaktır. Ama bu tür bilgilerin herkesçe her zaman erişebiliyor olmasına da alışmak zor olabilecektir. Buna önerilen çözümse; bu bilgilerin sadece kısa bir süre için erişilebilir olmasını sağlamak.”2

Bu bağlamda: bugün geldiğimiz noktada artık Facebook, Twitter ve Friendfeed gibi paylaşım siteleri üzerinde gelişen kişisel bilgi güvenliği ile ilgili hukuki sorunları incelemek zorundayız. Bu tür sitelerin birer sosyal ağ uygulaması olarak dayandıkları Web 2.0, internetin bir platform olarak ele alınması sonucu ortaya çıkan, bilgisayar endüstrisindeki iş devrimi olarak, bu yeni platformda başarının kurallarını tanımlamayı amaçlayan bir çaba şeklinde karşımıza çıkmıştı. Bu kuralların başında, ağ etkilerini (network effects) lehine çeviren ve kullanıldıkça daha da iyileşen uygulamalar üretmek geliyor. Başka bir deyişle, Web 2.0 uygulamaları toplu zeka (collective intelligence) ile beslenip ve büyüyor. İnsanların katkısını yani toplu zekayı, uygulamanın gelişimi doğrultusunda kullanan; sosyal bileşenli uygulamalar web 2.0’ın geleceğini oluşturacaklar. Hukuk sisteminin ise bu tür yeni ve tamamen farklı internet uygulamalarının dinamikliğinin farkında olan zihinlere sahip uygulayıcılara ihtiyaç duyduğu ve duyacağı ise kaçınılmaz bir gerçek.

Başlangıçta üniversite gençliğine hitap eden ardından tüm yaş gruplarını hedef kitle olarak seçen popüler web 2.0 uygulaması Facebook, dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi olarak günde ortalama 150 bin yeni üyesi olan bir site. 4 Şubat 2004 tarihinde Harvard Üniversitesi öğrencilerini bir araya getirme amacıyla bir sosyal paylaşım sitesi olarak kurulan ve ABD’de önce diğer üniversitelerde daha sonra iş yerlerinde hızla yayıldı. Şu an itibariyle 50 milyon kayıtlı üyesi ile internetin en büyük sosyal ağlardan biri olarak ABD’de 15 milyar dolar fiyat biçilen Facebook’un en büyük avantajı, kullanıcıların, listesinde yer alan arkadaşının arkadaşına da ulaşarak onlarla da irtibata geçebilmesi. Facebook 2004 yılında .

Facebook sitesi kayıtlı kullanıcılar için ücretsizdir: gelirlerini banner ve sponsor linklerden gelen reklamlar oluşturmaktadır. Nisan 2006 itibariyle reklam gelirlerinin haftalık tutarının 1.5 milyon dolar olduğu söylenmektedir. Bir araştırmaya göre, Facebook üniversite öğrencileri arasında en popüler şeyler arasında ipod olayından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Facebook yetkilisi Chris Hughes’e göre ise insanlar ortalama gününün 19 dakikasını Facebook’ta geçirmektedirler.

23 Ağustos 2005′te Facebook, facebook.com alan ismini Aboutface firmasından 200,000 dolar karşılığında satın aldı. Daha önce thefacebook.com olan alan adı böylece facebook.com oldu ve bununla birlikte kullanıcı sayısında muazzam artışlar oldu.

1- http://yahoyt.com/h/3388/internet-neydi-ne-oldu-ne-olur

2- PLESSER, Andy, 2009, Vint Cerf ile video röportaj, “Vint Cerf Sees “Darkness” in Cloud Computing and the Web Privacy Is the Issue”,

http://www.beet.tv/2009/02/vint-cerf-sees-darkness-in-cloud-computing-and-the-web.html

(Sayfa 2′den devam ediniz.)

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
assignment for you research paper helper buy essay problems 500 word essay double spaced personal philosophy of nursing