Bilgisayardaki görüşme kayıtları sadece “veri” değildir, başlı başına bir “iletişim”dir.

Ekleyen admin on Mar 17th, 2010 / Kategorisi, Adli Bilişim, Av. Ünsal Özmestik. Bu yaziya verilen cevaplari takip etmek icin: RSS 2.0. Bu yaziyi kendi sitenizden izleyebilir veya cevap verebilirsiniz.

Av. F. Ünsal Özmestik
(Baştarafı Sayfa 1′de)

Telekomünikasyon (uzak iletişim); “Fransızca télécommunication sözcüğünden dilimize geçmiştir. Duyum, yazı, resim, simge ya da her çeşit bilginin tel, radyo, optik ile başka elektromanyetik dizgelerle iletilmesi, bunların yayımı ya da alınmasıdır.” Her ne kadar klasik telefon görüşmeleri ile bilgisayarlar arasındaki iletişimde bazı teknik farklılıklar dolayısıyla farklı sistemler kullanılsa da, bilgisayar ağlarında ki, bu haberleşmelerin temeli de “telekomünikasyon yoluyla iletişime” dayanmaktadır. Kaldı ki “TELEKOMÜNİKASYON YOLUYLA YAPILAN İLETİŞİMİN TEPİTİNE…….” İlişkin Yönetmelikte; p) Sinyal bilgisi: Bir şebekede haberleşmenin iletimi veya faturalama amacıyla işlenen her türlü veriyi, r) Telekomünikasyon: Her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün ve elektrik sinyallerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınmasını, şeklinde tanımlanmıştır. Yine yönetmeliğin 9. maddesinde İletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair hakim kararında ve yetkili merciler tarafından verilen yazılı emirlerde;

    a) Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler,
    b) Tedbirin türü, kapsamı ve süresi,
    c) Tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler,
d) Yazılı emrin verildiği tarih ve saat belirtilmesi gerekmektedir.

Bu halde kişilerin bilgisayarlarında ki bu haberleşme verileri, (MSN, SKYPE, E-POSTA vb..) kanımca 5271 sayılı CMK’nın 135. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda ancak 135. Maddenin 6 numaralı fıkrasında ki belirtilen suçların gerçekleşmesi halinde, şüphelinin bilgisayarlarında ki bu haberleşme verileri tespit edilebilecektir. Örneğin; 5237 sayılı TCK’nın 243. Maddesi ve devamında yer alan bilişim sistemindeki verilere yetkisiz erişim veya verileri değiştirme, verileri yok etme, verileri bir başka yere gönderme veya banka kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin bir soruşturma olduğunda ise şüphelinin bilgisayarlarında yapılan aramada ortaya çıkan iletişime ilişkin elde edilen veriler (MSN, SKYPE, ICQ vb.. kayıtlar) dava aşamasında hukuka aykırı delil olacağı için kullanılamayacaktır ya da bir hakaret suçuna delil olabilecek şüphelinin veya sanığın bilgisayarlarında yapılan aramada elde edilebilecek haberleşme verileri delil olarak kullanılamayacaktır. Çünkü kanun koyucu iletişim tespiti için gerekli gördüğü suç tiplerini tek tek yazmıştır. Bunun haricinde gerçekleşen suçlar da iletişim tespiti yoluna gidilemeyecektir.

uydu

Fakat bu konuda aksi yönde görüşlerinde olduğunu belirtmekte yarar vardır. Bu fikre göre; Bilgisayar veya cep telefonlarında çeşitli programlar vasıtası ile internet aracılığıyla yapılan bu görüşmelerin telekomünikasyon yoluyla iletişim kabul edilemeyeceğini, bunların bilgisayarların içerisindeki veri niteliğinde olduğunun kabul edilmesini ve haliyle de CMK 134’ün şartlarına uyulması halinde, hukuka uygun delil elde edileceğini savunmaktadırlar. Yine uygulamada, CMK 135’in saydığı suç tiplerinden farklı olan birçok ceza dosyasında, sanıkların bilgisayarlarında ki ele geçirilen bu şekilde ki iletişim verileri, maalesef iddia makamı tarafından dosya içerisine sokulabilmektedir.

Tartışılması gereken ikinci bir konu da, CMK 135/6’da yer alan katalog suçlarından birinin mevcut olması halinde, örneğin; suç işlemek amacıyla örgüt kurmaya ilişkin bir soruşturma da, sadece CMK 135’e göre bir karar verilmesi ile şüphelilerin bilgisayarlarında ki iletişim verileri de tespit edilebilecek midir? Kanımca sadece bu izin hukuka uygun delil elde edilmesine yeterli olmayacaktır. Nihayetinde bu verilere, şüphelilerin Bilgisayarları vasıtası ile ulaşılmak istendiğinde, CMK 134’e göre de ayrı bir arama kararı verilmesi gerekmektedir. Çünkü; Bilgisayarlar ve bilgisayar programlarında ki arama ve kopyalama usulleri farklıdır. Hal böyle olunca da ceza hukukun aradığı hukuka uygun delil elde edilmesi için hem CMK 134, hem de CMK 135’e göre ayrı ayrı karar alınması gerekmektedir. Aksi bir durumda, hukuka aykırı delil elde edileceği için, mahkemeler nezdinde hiçbir hukuki değeri kalmayacaktır.

Sonuç olarak; Adli kolluk, özellikle bilişim suçlarına ilişkin soruşturmalarda, delil toplarken aşırı derecede titiz davranmalı ve kendisini zorlayan Ceza Muhakemesi Kanuna ve onun ilgili yönetmeliklerine harfiyen uymalıdır. Çünkü bilgisayar verileri, çok hassas ve değiştirilmesi anlıktır. Sonuç olarak; Cumhuriyet savcısının emrinde bulunan Adli kolluk bu tür hallerde soruşturmanın sağlıklı yürümesi açısından, talimatlara uygun hareket etmelidir. Aksi halde, gerçekten o suçu işlemiş bir fail, delillerin hukuka aykırı elde edilmesinden dolayı muhakeme aşamasında beraat edebilecektir.

Bu konuyla ilişkili diğer yazılar:

Sayfa 1 Sayfa 2

1 Cevap for “Bilgisayardaki görüşme kayıtları sadece “veri” değildir, başlı başına bir “iletişim”dir.”

  1. gizem diyor ki:

    selam,erkek arkadsımla yaklasık 10 aydır beraberiz istemeden ve içkiliken çekilmiş olan açık fotoğraflarımı bana ait olan ve şifrelerim o şahısta olan facebook’ta duvarım’da yayınladı…ve bu durumda ne yapmalıyım nasıl bi yasal işlem uygulaya bilirim? şuanda fotoğraflar silinmiş…ve istesem tazminat açabilir miyim?kazanırmıyım? şimdiden teşekkürler…!

Yorum veya Cevap yaz

YENI YORUMLANANLAR