Online Yayıncılık,Savunma Sanatı 02/02/2010 12:48

Savunma Sanatı Bölüm 5

savunma sanatı

Anonimlik Hakkında Temel Noktalar:

Avrupa Konseyi İnternet üzerinde iletişim deklarasyonuna göre; bilgi ve düşüncelerin özgür ifadesini çoğaltmak için kişilerin kimliklerini ifşa etmeme hakkına saygı gösterilmelidir.

Bununla birlikte internet sohbet grupları ve World Wide Web’in sağladığı anonimlik hakkından istifade ile, internette yasa dışı materyaller fütursuzca kullanılabilmekte ve paylaşılmakta.

Ancak baskıcı devlet mekanizmalarının korkusuyla da fikirlerini savunan, yayan ve açıklayan insanlar da internette yazarken anonim kalmak istemektedirler.

Ülkemizde hukuk, İnternetin gelişmesi için kullanılacağı yere onu durdurmaya alet edilen bir silah gibi algılanmaktan bizim tarafımızdan kurtarılmalıdır.

Hukuki Yansıması:

5651 sayılı kanunun yönetmeliğinin hazırlayıcıları, 5651 sayılı yasa ilk çıktığında, içerik sağlayıcıların hepsinin adres ve telefonlarını İnternet sitesine koyma zorunluluğu olacağından dolayı yapılan eleştirileri duymuş olacak ki, kanundaki bilgilendirme yükümlülüğünü: içerik sağlama faaliyeti yürüten ‘ticari ve ekonomik’ sağlayıcılarla sınırlı tuttu.

Özellikle çocuk pornosu ve terörist faaliyetler gibi uç örnekler öne çıkarılarak destek kazandırılmaya çalışılan yeni “İnternet suçları” kanununun içerdiği düzenlemelerin ne kadar tehlikeli olabileceğini, başbakanın temiz internet! kampanyası sırasında gençlere yönelik sarf ettiği “İnternete mümkünse ailenizle birlikte girin. Sadece ailenizin ve okul öğretmenlerinizin onayladığı siteleri ziyaret edin. İnternet ortamında tanımadığınız kişilerle sohbet etmeyin, iletişim kurmayın.” cümleleri pek çok aile tarafından da maalesef teknik ve hukuki bilgisizlikten dolayı paylaşıldığını ve bilişim medyası ve bilişim sektörüyle, ilgili sivil toplum kuruluşlarının da bu bilinçlenme ve kanunlaştırma süreçlerinde iyi bir sınav vermediği de ortada.

İşin Felsefesi:

Sanal uzamda toplumsallaşmanın/ilişkilenmenin günümüzdeki karşılığı olan Facebook, İnternet öznelerinin anonimlikten bilinirliğe/görünürlüğe geçişini imleyen, tam da buradan doğru biçimlenen, biçimlendiren bir toplumsal paylaşım ağıdır. Görmek ve göstermek üzerinden kurulan bu yeni ilişkilenme pratikleri ile mahrem alanın, özel olanın kamusal alana dahli söz konusudur. Bu noktada iki şey vurgulanmalıdır. Bir: Gözün faşizmi bireylerin sanal uzamda gerçekleştirdikleri bu toplumsallaşma eylemliliğini gerek her an, her yerde, her olan bitenden haberdar olmak isteyen devletler, istihbarat örgütleri tarafından gerekse de reklam ve pazarlamaya, yani tükettirmeye endeksli kapitalist şirketler vb. tarafından denetim ve gözetim ağı’na, SiberPanoptikon’a evriltmiştir. İki: Bireyler bile isteye girdikleri bu denli açık ilişkilenme halleriyle bir yandan denetlenmekten, gözetlenmekten haz alma anlamında teşhirciliğe, beri yandan gözetlerken dahi gözetleme/dikizleme ediminde bulunarak röntgenciliğe yönelmişlerdir.

İçerik Sağlayıcı Kavramı:

ülkemizde 5651 Sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 2. Maddesine göre : içerik sağlayıcı, internet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade etmektedir. Aynı maddede erişim sağlayıcı ise kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. İnternet sujelerinin bu şekilde tanımlanmasının ardından kanun 4. Maddesinde: içerik sağlayıcının internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olduğunu ifade etmiştir. Ancak 5651 sayılı Kanun’a göre: içerik sağlayıcı, bağlantı sağ-ladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Kanun’un 6. maddesindeyse: erişim sağlayıcıların sorumluluk rejimi düzenlenmiştir. Buna göre erişim sağlayıcı, herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, 5651 s.k. hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkânı bulunduğu ölçüde erişimi engellemekle yükümlüdür. Ancak Kanun burada doğru bir uygulamayla, erişim sağlayıcının, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü olmadığını da belirtmiştir.

Web 2.0 mantığıyla yayın yapan Facebook, Youtube, Twitter, Friendfeed ve benzeri siteler kullanıcılarının siteye ekledikleri içeriği tekrar kullanıcılara sunmaktadırlar. Bu durumda aslında sitedeki neredeyse hiçbir içeriğin sağlayıcısı durumunda değillerdir. Bugün internette en çok kullandıklarımızın başında gelen bu sitelerin çalışma prensibi yukarıda anlattığımız hukuki sisteme tam olarak uymakta mıdır ve herşey tam olarak açık ve net midir? Maalesef buna evet diye cevap veremiyoruz. Çünkü aslında bu tür siteler ortam sağlayıcısı konumundadırlar ve kanunda ise bu şekilde bir tanımlama yapılmayarak bu siteler de yer sağlayıcı kabul edilmiş ve buna göre sorumlulukları saptanmıştır. Oysa ki yer sağlayıcıdan esasen anlaşılan, sitelere hosting (barındırma) hizmeti sağlayan gerçek veya tüzel kişilerdir. Eğer bu siteler yer sağlayıcı olarak kabul edilirse, Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’ndan “yer sağlayıcı faaliyet belgesi” almaları gerekecektir.

Bu nedenlerle kanundaki soruna yol açan bu eksikliğin de bir an önce giderilmeli ve web 2.0 sisteminin getirisi olan ortam sağlayıcıların tanımı yapılarak sorumluluk alanları da kanunda buna göre yeniden belirlenmelidir.

Yer Sağlayıcı Kavramı:

Kanunun 2. maddesinin (m) bendine göre yer sağlayıcı; “Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri” ifade eder. Yer sağlayıcıdan kasıt da, hosting firmalarıdır. Kanununun 5. maddesi uyarınca: yer sağlayıcı, yer sağlayıcılığı hizmeti verdiği içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yer sağlayıcıya da tıpkı erişim sağlayıcı gibi, haberdar edildiği durumlarda teknik imkanları ölçüsünde, hukuka aykırı içeriği yayından kaldırma yükümlülüğü verilmiştir.

Bölümde konuşulan başlıklar:

1- Blog nedir, blog yazarlığı nedir?

2- İnternetin gelişimiyle ortaya çıkmış, yasalar üstü demokratik bir hak olan “Anonimlik Hakkı”. Anonimlik hakkı fikrinin doğuşu. Hukuki Yansıması. Bizde var mı yok mu? Gerek var mı yok mu? Anonim kalma hakkı kimlerin işine yarıyor? Anayasal bir hak olabilir mi? Anonim kalma gereği neden var ve bir gereklilik olmaktan çıkması mümkün mü yakın gelecekte?

3- Blog yazarının hukuki sorumluluğu nedir 5651 anlamında? İçerik sağlayıcı mıdırlar?

4- Diğer internet sujelerinin durumu nedir bu anlamda?

5- Bloglara yazılan yorumların hukuki durumu?

6- Blogdan verilen bağlantılar ve linklerin durumu?

7- Blogda paylaşılan başka sitelerin içerikleri?

(kopyala-yapıştır, rss ve frame gibi türevler)

8- Yer sağlayıcı mı ortam sağlayıcı mıdır bloglar? Kanunda olmayan bu suje tanımı ileride gelebilir mi ve buna gerek var mı?

9- İçeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkı nasıl oluyor?

10- İnternet erişiminin engellenmesi halleri nelerdir?

Tags:

1 Comment

  • Ahmet Ak

    Çok güzel bir program emeği geçen bütün herkesi teşekkür ediyorum.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
affordable research papers getting your paper written english essays for school students where to buy college research papers eassay writing