Av. Serhat Koç,Erişim Engelleme,Fikri Mülkiyet 26/01/2010 10:00

“İnternet’te sansür ve etkileri” panelinden akılda kalanlar

panel

Av. Serhat Koç

İNTERNETTE SANSÜR VAR MI?

Media Cat’den Aşkın Baysal ve Bilgi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yaman Akdeniz’in modere ettiği panelde, Eylem 2.0′ın yanısıra aralarında Mü-Yap, Korsan Partisi ve Sansüre Sansür’ün temsilcilerinin ve bağımsız avukatların da bulunduğu toplam 6 tartışmacı vardı. Mü-Yap Genel Sekreteri Ahmet Asena gelememiş ve kurumu temsilen yerine Av. Yetkin Yokuşoğlu toplantıya katılmıştı. Programda gözükmesine rağmen Tüm İnternet Derneği adına konuşacak olan Füsun S. Nebil, son dakika ortaya çıkan mazereti nedeniyle panele katılım gösteremedi. Bu bölümün moderatörleri ise göreceli olarak “Hukuk mu İnternet’i değiştirecek, İnternet mi Hukuku” adlı ilk panelin moderatörlerini arattılar.

Genel olarak İnternet sansürünün konuşulduğu bu bölümün konu başlıkları ise: İnternet Sansürü ve İletişim Özgürlüğü, Telif Hakları ve Bilgi Özgürlüğü, Copyleft ve Copyright, İnternet Sansürü ve Bilginin Özgür Dolaşımı, İnternet Sansürüne Karşı çıkan Yeni Siyasal Oluşumlar, İnternet sansürü ve Bilgiye Erişim Özgürlüğü, İnternet Sansüründe Dijital Aktivizm şeklindeydi.

emre sokullu
Bu bölümde öncelikle Eylem 2.0 hareketi, Emre Sokullu vasıtasıyla; İsmail Hakkı Polat vasıtasıyla Korsan Parti ve Anadolu Üni’den Dr. Ebru Baranseli vasıtasıyla SansüreSansür gibi oluşumlar kendilerini tanıtma imkanı buldular.

Korsan Parti İsveç merkezli bir politik rüzgar görünümündeydi. İsveç dahil bir çok ülkede resmen parlamentolarda yer almaları çok önemli bir gelişme. Türkiye’de ise çalışmalar devam ediyor. İnternet ozgürlukleri, telif haklarının serbestleşmesi gibi konulara eğilen tematik bir hareket olarak çevreci Yeşiller Partisi’ni hatırlattılar. Sansüre Sansür ise gönüllü site kapatma eylemlerinin getirdiği başarılardan bahsetti.

ismail hakkı polat
Bu bölüm hepimizin ilgiyle beklediği bölümdü açıkçası ve beklediğimiz gibi de oldukça hareketli geçti. Mü-Yap adına söz alan Avukat Yokuşoğlu’nun bazı sözleri, gerek konuklar, gerek çevrimiçi soru soranlar için bol bol cevaplama ihtiyacı doğurdu.

Konuşmacılardan İstanbul Barosu’ndan Av. Başak Purut, salondaki konuklardan alkış alan tek konuşmacı oldu. Yıllardır bu konularda konuşulduğunu ama hala bir şeylerin değişmemiş olmasından ve birey olarak bizlerin bundan sorumlu olduğundan bahsetti. Ancak bu konuda hemfikir olduğumuzu söyleyemeyiz. Nitekim, artık başak purut İstanbul mahkemelerinden kolay kolay erişim engelleme kararı çıkmıyor, sırf bu nedenle erişim engelleme kararları Trabzon, Diyarbakır, Gebze ve Nazilli gibi taşra mahkemelerinden alınıyor. Demek ki, elle tutulur olmasa da çeşitli ortamlarda konuşmak ve tartışmak küçük de olsa bir farkındalık yaratmış olabiliyor.

Oturumda dinleyici olan Özgür Uçkan’ın zaman zaman söz alması ve dinleyicinin panelistler yerine bizzat ona yönelttiği sorulara da yerinden cevap vermesi, bize herkesin üzerinde kendisinin büyük bir etkisi olduğunu göstermiş oldu.

ebru baranseli
Tartışmacılardan İstanbul Barosu’ndan Av. Erdem Türkekul ise uygulamadan örnekler vererek durumun vehametini gözler önüne seren açıklamalar yaptı. Meslek birlikleriyle ilişkilerinden ve kanunlaştırma çalışmalarından kazandığı tecrübeleri bizimle paylaştı.

Panelin ikinci yarısına ise ağırlıgını MySpace ve Last.FM sansürlemelerine imza atmış olan Mü-Yap temsilcisi Av. yetkin Yokuşoğlu koydu. Mü-Yap temsilcisi, sansürleri uygulayanın kendileri olmadığını, telif haklarını ihlal eden sitelere erişemediklerinden ve iletişim taleplerinin cevapsız kalmasından dolayı ellerinde kalan tek çözümün o erdem türkekul sitelerin erişime engellenmesi için şikayette bulunmak olduğunu savundu. Esasen tazminatın tercih ettikleri bir çözüm yöntemi olduğunu ancak kanunun buna izin vermediğini de iddia etti. Kendilerine yöneltilen eleştiri okları arasında en dikkat çekici olanı da: Türkiye’de erişime engellettirdikleri siteleri kendi ülkelerinde neden dava etmedikleri ve Türkiye’de sansürletme yoluna gittikleri hususundaki sorulardı. Mü-Yap temsilcisinin cevabıysa: “Bizim asıl amacımız onları pazarlık masasına getirebilmek” şeklinde oldu.

av. yetkin yokuşoğlu Toplantıda Eylem 2.0 temsilcisi, telif haklarıyla ilgili taraf olmaktan çekindi ve çekinmeye de devam ediyor. Konuyu Korsan Parti ve Mü-Yap gibi kuruluşlara bırakıyor. Panelin sonunda da yöneltilen son soru ise “Eylem 2.0′ın bundan sonra izleyeceği yol ne olacak, ne adımlar izlenecek?” şeklindeydi.

Bu soruya cevaben Eylem 2.0′ın bundan sonra izleyeceği yol ve alınan kararlar ise şöyle sıralandı: Mevcut anti sansür sivil toplum hareketleri birleşecek, hukukçu destekçilerin de katkılarıyla 5651 sayılı Kanun için: site yer sağlayacıysa ve belirli bir popülerlik (anonimlik) noktasına da erişmişse Anayasa’nın 13. maddesiyle uygunluk çerçevesinde hakimin erişim engelleme kararında uzman onayının aranması zorunluluğunun olması şeklinde kabaca anlatılabilecek bir yama önerisi getirilecek, çevrimdışı eylemlerde bulunma gerekliliği çerçevesinde Google’a basın acıklaması ile duyurusu yapılmak üzere hep beraber sembolik dava açılacak, AİHM’ne ana sözleşmesinin 10. madddesinin ihlaline dayanan bir dava yine basın açıklaması ile duyurularak açılacak , toplumsal bilincin yaygınlaştırılması amacıyla Türk televizyonlarında konuyla ilgili daha fazla varlık gösterilecek.

Bütün bir günün ardından, benim aklımda kalan ve kendi özelleştiğim alanlarla ilgili hususlar ise şöyleydi: İnternet sitesi erişimlerinin tedbir olma niteliği asla unutulmamalı ve uygulama bu yönde olmalı, tedbir amaçlı geçici durdurmalar da ancak alt alan kısıtlaması ile sınırlandırılırsa hukuka uygun olacaktır. Pornografi ve çocuk pornografisi ayrımının kanunlarımızda daha açık yapılması gerekmektedir.

Son tahlilde düşüncemiz, müzik şirketlerinin İnterneti bir pazarlama aracı olarak gönüllü olarak serbest bırakacağı yönünde; nitekim bunun Radiohead gibi güzel örnekleri de artık karşımızda. Bu anlamda sosyal medyayı en etkili şekilde kullanarak İnternette yeni anayasal haklar konusunda bütün platformlar ve organizasyonlar olarak ortak sesimizi tabandan tavana yayma hedefimiz doğrultusunda artan bir hızla yol almaya devam etmeliyiz. Hukukun İnterneti boğmasına ve birilerinin de Hukuku kullanmasına izin vermemeliyiz diye düşünüyorum.

Tags:

3 Comments

  • mikron bilişim

    There’s certainly a great deal to learn about this topic. I really like all the points you made.

Leave a reply

required

required

optional


  •  
assignment help uk help with wrighting a paper research paper done for you find someone to write my paper best writing service reviews