BH Haberleri,E-Demokrasi,Erişim Engelleme 24/01/2010 13:23

Hukuk mu interneti değiştirecek, internet mi hukuku?

20100109INTERNET5

Av. Serhat Koç

YENİ YILDA İNTERNETTE YENİ HAKLARIMIZ MI OLACAK?

9 Ocak 2010 Cumartesi günü, İstanbul Barosu’nda  “İNTERNET’İN GETİRDİĞİ YENİ HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER” adlı etkinlik gerçekleştirildi. Katılanlarından olduğum bu etkinliğin ardından izlenimlerini siz Bilişim Hukuku Bülteni okurlarıyla paylaşmak istedim. İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi ve www.bilisimhukuk.com organizatörlüğünde yapılan panelde bir anlamda internet sansürleri toplantısı yapılmış oldu diyebiliriz. Etkinliğin tamamı www.istanbulbarosu.org.tr ve www.zeitin.com/nethukuk sitelerince internetten canlı olarak yayınlandı.

İNTERNETTE YENİ HAKLAR PANELİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU?

Panel hazırlıkları esnasında program kurulu olarak görev yapan Doç. Dr. Yaman Akdeniz, Dr. Özgür Uçkan ve Av.M.Gökhan Ahi, bu aralar en çok kullandığımız cümlelerden birisi olan: ‘İnternetin artık sosyal, ekonomik ve gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi’ cümlesinden hareket ederek işe başladılar.
 
Öyle ki bu önermeye koşut olarak her geçen gün daha da çok farkediyoruz ki: giderek küçülen, sınırların da anlamını kaybettiği bir dünyada yaşıyoruz. Görüyoruz ki İnternetin yeni topluluk biçimleri, yeni sosyal etkileşim tarzları yaratıyor olması ve dolayısıyla yeni hak ve özgürlük alanları üretiyor olması herkesi olduğundan belki daha çok hukukçuları ilgilendirmelidir. Bu başdöndürücü gelişmeler ışığında: düşünce ve ifade özgürlüğü, iletişim özgürlüğü, özel hayatın dokunulmazlığı ve mahremiyet hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlanması; bilgiye erişim özgürlüğü ve bilgiyi paylaşma hakkı gibi yeni temel hak ve özgürlüklerin Anayasa’da yer alması gereği ortaya çıkmaktadır.

İşte tüm bu anlattıklarımızdan yola çıkılarak gerçekleştirilen etkileşimli panelde sadece hukukçulara değil, internetle yaşayan herkese yer vardı. Hukukçular, ilgili kurum temsilcileri ve sansür karşıtı dijital aktivistler ilk defa bir araya geldi.

Bilgi Teknolojisi dünyasının en sıcak konuları olan İletişim Özgürlüğü, İnternet Erişim Hakkı, Özel Hayatın Dokunulmazlığı, Mahremiyet Hakkı, Bilgi Edinme Hakkı, Dijital Aktivizm, Örgütlenme Hakkı, “Netdaş”lık Hakları, Anonimlik hakkı, Yönetişim, İnternet Sansürü ve Telif Hakları konularını tartışıldı. Etkinlik, sadece farkındalık yaratmakla kalmadı, aynı zamanda tarafların birbirlerini anlayabileceği ve değerlendirebileceği bir platform olması ve devamında gelecek çalışma gruplarının ateşini yakmasıyla da bu alanda yaşanan büyük bir boşluğu doldurmuş oldu.

AÇILIŞ KONUŞMALARI
 
Panelin sunuş konuşmasını yapan İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Başkanı Av. M. Gökhan Ahi, çift taraflı yayın yapan internetin bütün kavramları kökünden değiştirdiğini söyledi. İnternetin iletişime farklı bir boyut kazandırdığını, bilgiye erişim ve paylaşım özgürlüğü getirdiğini belirten Ahi, artık insanların tepkilerini internet üzerinden dile getirmeye çalıştıklarını, bunun da e-demokrasi açısından sevindirici olduğunu söyledi. Gökhan Ahi, yeni gelişmeler karşısında internetin hukuku değiştireceği görüşünde olduğunu vurguladı.
 
20100109INTERNET6

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın ise geçmişe bakıldığında, teknolojinin son yıllarda daha da artan bir hızla geliştiğini, bu gelişmeye ayak uydurmaya çalışırken de doğal olarak uyum sorunu yaşandığının gözlemlendiğini söyledi. Dünyada Bir milyar Yedi Yüz Milyon, Türkiye’de ise 27 milyon kişinin internet kullandığını, internetin kolay ve hızlı olmasının kullanımını her geçen gün arttırdığını belirten Muammer Aydın, bu hızlı gelişimle oluşan yeni kavramlarla ilgili mevcut düzenlemelerin yetersiz kaldığını, bu nedenle bazı keyfi uygulamaların ön plana çıktığını bildirdi.
 
İnternetteki engellemelerin, site kapatmalarının ve sansür uygulamalarının giderek hız kazandığını, demokrasiye zarar veren bu uygulamaların bir an önce durdurulması için gerekli Anayasal ve yasal düzenlemelerin yapılmasına şiddetle ihtiyaç bulunduğunun altını çizen Aydın: “İnternet artık yaşayan bir varlık ve ayrı bir dünya haline gelmiştir. Klasik ülkesel sınırların kaybolduğu günümüzde, internetin doğasından kaynaklanabilecek sorunlara eski tip hukuki düzenlemelerin cevap veremediğini de gözlemlemekteyiz” dedi.

Başkan Aydın, yasal düzenlemelere başvururken özellikle düşünce ve ifade özgürlüğü, iletişim özgürlüğü, özel hayatın dokunulmazlığı, anonimlik ve mahremiyet hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlanması; bilgiye erişim özgürlüğü ve bilgiyi paylaşma hakkı gibi yeni temel hak ve özgürlüklerin mutlaka Anayasa’da yer alması gerektiğini vurguladı.
 
İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın sözlerini şöyle tamamladı: “İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezinin düzenlemiş olduğu bu konferansta konunun uzmanları, internetle beraber gelen değişimleri, yenilikleri, kişisel hak ve özgürlükleri tartışacaklar ve çözüm önerilerini ortaya koyacaklardır. Yeni yılın ilk günlerinde bu alandaki bir ilke imza atan İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi, kişisel haklar ve özgürlükler bakımından önemli bir adımı gerçekleştirmiş, özgürlükler adına konunun kamuoyunda tartışılmasına olanak sağlamış bulunmaktadır. İnanıyorum ki her zaman olduğu gibi bu etkinliğimiz de yine kamuoyunun farkındalığına katkıda bulunacak ve çok önemli olan bu konularda ciddi bir tartışma başlatacaktır.”

Fotoğraf: Müge Çerman

Fotoğraf: Müge Çerman

NELER KONUŞULDU?

6 saati aşkın bir süreye yayılan panelin Bilgi Üniversitesi’nden Dr. Özgür Uçkan ve Webrazzi.com’dan  Arda Kutsal’ın moderatörlüğünde yapılan ilk oturumunda “Hukuk mu İnternet’i değiştirecek, İnternet mi Hukuku değiştirecek?” başlığı tartışıldı.

20100109INTERNET9

Tartışmacılardan Koç Üni.’den Anayasa Hukukçusu Doç. Dr. Bertil Emrah Oder, İnternette yeni gelişen hakların ve ifade özgürlüğünün Anyasa Hukuku açısından detaylı bir incelemesini yaptı ve değerli yorumlarını paylaşarak ciddi tespitlerde bulundu; Anayasa’nın 13. maddesinin basın özgürlüğüne atıfta bulunduğuna ve basında sansürlemenin olağanüstü durumlar dışında gerçekleşemeyeceğine işaret etti ki: hocamınızın bu tespitleri bizlere, internette yasaklamaların ancak cocuk pornosu, terörizm, ırkçılık gibi evrensel olarak ‘lanetlenmiş’ ve Avrupa Hukuku’nda da sınırları belirtilmiş noktaları aşamayacağını gösterdi.

Anadolu Üni.’den Dr. Barış Günaydın ise düşünce ve ifade özgürlüğü karvamının hukuki temellerine ve günümüzde İnternet üzerindeki yansımalarına değinerek İnternet yasaklarının temel taşı durumundaki 5651 sayılı Kanun’un özünde ifade özgürlüğüne karşı olduğundan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesine de uymadığından bahsederek sınırlandırmaların ölçülülük ilkesine uygun olmadığını vurguladı. Günaydın, basın ve iletişim özgürlüklerinin çift taraflı ihlalinden söz ederek;  sadece bilgiye ve kanaate ulaşıma taş konulmuş olmuyor, WordPress gibi kanallara da yasak getirilerek ”kendi kanaatini yayma” özgürlüğümüze de dur deniyor diyerek bizleri bu konularda uyararak konuşmasını bitirdi.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Bşk. Yard. Av. Taner Sevim  ise: İnternette özel hayatın dokunulmazlığı ve mahremiyet hakkı kavramına açıklık getirdi ve problemlerin kaynağının hakimlerin konuya hakim olmaması ve hayatında YouTube’e girmemiş insanların sadece dosya üzerinden çalışıyor olması olduğu gibi argümanlarını öne sürdü.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi üyesi Av. Serhat Koç ise dijital aktivizm ve örgütlenme hakkının internette özgürlük hareketleri bağlamında yeni boyutlarını açıklarken aynı zamanda anonimlik hakkı konusunda da yorumlarını paylaştı.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi üyesi Av. F. Ünsal Özmestik ise yeni anayasal haklar ve yönetişim açılımında netdaşlık kavramı ve e-demokrasi konularında görüşlerini bildirdi. Digital Age’den Mevlana Gürbulak ise iletişim özgürlüğü kavramının ve İnternet erişimindeki engellemelerin sektördeki yansımasından örnekler verdi ve “bugün YouTube’e erişiyorum, ama ya yarın ne olacak, bugün erişmeme izin veren teknolojilere de yasak getirirlerse ne olacak” sorusunu gündeme getirdi.

İlk oturumdan ayrıca hatırımızda kalanlar: Digiturk’ün site kapatma kararını Diyarbakır’da aldırmış olmasının kasıtlı ve çok çirkin olduğunun konuşulduğu, ihtisas mahkemelerinin yokluğundan yakınıldığı; bilirkişilerin karar verici olmamaları gerektiğinden bahsedildiği oldu.

Oturumun sonunda ise bugün Türkiye’deki mevcut durumun anayasal bilgi edinme hakkının ihlali olduğu saptamasında bulunuldu. Salondaki dinleyicilerin sordukları soruların katılımcılar tarafından cevaplanmasının ardından kahve molasına geçildi ve konuşmacılar bu esnadada salondaki konukların yoğun ilgisine ve sorularına cevap vermeye devam ettiler. Bu sırada özellikle orta yaşın üzerindeki bazı hukukçuların İnternetin doğasını anlayamamış oldukları fikri de pek çok internet kullanıcısının zihninde oluşmuştu. Ancak bu panelden sonra konuya daha ılımlı bakacaklarına da inanıyoruz.

Tags:

1 Comment

  • TUNCAY İLÇİM

    Bilgenin birine zaman-ı devrinde bir soru yöneltirler derler ki;
    ”Bir insanın zeki olduğunu sizce nereden anlayabiliriz?”
    BİLGE:
    Konuşmasındaan…
    ”Ya hiç konuşmazsa”,
    O kadar akıllı insan yoktur ki…:)
    Konuşarak düşünmektense,düşünerek konuşmak daha uygun olsa gerek…Teori ve uygulama tezatlığını,karşıtlığını ütopik öngörülerimize kurban etmeyelim lütfen…Hukukun değiştiremeyeceği bir olgunun mevcut olmadığına olan inancımın karşısında internetin hukuka bu yöndeki kılıf biçimi biraz reel kriterlerden uzak duruyor olsa gerek…

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
purchase dissertations write my paper theatre where can i type my essay online personal philosophy of nursing australian law assignment help