
Pornografik ürünler, internetin yayılmasıyla birlikte kolayca elde edilebilir ve yayılabilir hale gelmiştir. Pornografik ürünlerin indirilmesi, paylaşılması her ne kadar suç olarak kabul edilmese de, bazı hassas içerikler ağır suç olarak kabul edilmiştir. Peki, bu içerikler hangileridir ve yaptırımı nedir? Av. Burcu Erdoğan yazdı..
Av. Burcu Erdoğan –
Dünyanın belki de en yaygın ve gelişmiş sektörlerinden olan porno sektörü de, bilişim teknolojilerinin gelişmesi ile hızla büyümektedir. İnternet ve diğer elektronik iletişim araçlarının hızlı ve kolay ulaşılabilir olması sebebi ile de en büyük pazarı bilişim sektöründe bulmaktadır. Ancak, insanların temel içgüdülerinden gelen merak duygusu sonucunda bir çoğu ücretsiz olan pornografik içeriğin bilinçsizce indirilmesi veya görüntülenmesi bazen sorunlar yaratabilmektedir.
Ülkemizde, her türlü pornografik yayın yasaktır. Yasağın kapsamı salt bulundurma için geçerli olmayıp, ortalıkta açıkça el değiştirmesidir. Bunlara özel izinle yayınlanan dergiler ve filmler dâhil değildir. Ancak, internette rahatça ulaşılabilen ve pornografik materyal içeren sitelerin Türkiye’de yayın yapması Ceza kanunumuza göre suç olarak düzenlenmiştir.
Bu tür yayın yapan sitelerde, özellikle kategorilere ayrılmış içeriklerde Türk Ceza Kanunu’nca indirilmesi ve bulundurulması açıkça suç sayılan içeriklere de rastlanmaktadır. Bunların başında; içeriğinde ”hayvan”ların kullanıldığı ve şiddet içeren pornografik resim, söz ve videolar bulunmaktadır. Bu tarz içeriğin bulundurulması ve indirilmesi dahi suçtur, bulunduran veya indiren kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve para cezası öngörülmüştür. Yine, Lolita, Liseli, Teenage gibi tanımlarla yer alan, yaşça küçük olan ya da o şekilde izlenim verilen içeriklerin bulundurulması, dağıtılması ve paylaşılması 2 Yıldan 5 Yıla kadar hapis cezası ve para cezasını gerektirmektedir.
Liseli, Teenage, Lolita gibi kavramlar, her ne kadar insanların aklına 3 – 5 yaşındaki çocukları getirmese de bu kavramların ifade ettiği kişiler yetişkin olmayan kişilerdir. Ülkemizde bu yaş sınırı 18’dir ve 18 yaş altında kalan kişiler Türk Ceza Kanunu’nun 6/b maddesinde “Çocuk “ olarak nitelendirilmektedir. Bu sebeple 3 Yaşında olan bir çocuğun pornografik görüntülerinin bulundurulması, indirilmesi, dağıtılması ile 17 yaşındaki bir çocuğun pornografik görüntülerinin bulundurulması, dağıtılması ve indirilmesi arasında herhangi bir fark yoktur. Bu suç, 18 yaşına gelmemiş her çocuğu kapsamaktadır.
Bu suçu işleyen ve tıpta “pedofili” olarak nitelendirilen insanlar dışında, sadece merak yüzünden ya da indirilen içeriğin kontrol edilmemesinden dolayı birçok kullanıcı farkında olmadan suç işlemiş olmaktadır.
Çocukların cinsel istismarı ile Çocuk pornografisi birbirine karıştırılmamalıdır. Her ne kadar pornografik görüntülerde çocukla ilişkiye giren kişinin suçu istismar ya da başka bir suçu oluşturuyor olsa da; bu görüntüleri indiren, bulunduran ve dağıtan insanların suçu “çocuk pornografisi “ altında değerlendirilmektedir ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.
Bu noktada akıllara gelen ilk sorulardan biri, görüntülerde bulunan kişilerin yetişkin olmasına rağmen, daha genç imajı verilmek için okul kıyafetleri ile ya da imaj değiştirerek ergin olmayan imajı verilmesi halinde suçun işlenmiş olup olmayacağıdır. Ya da tam tersi, çocuk olmasına rağmen yetişkin imajı verilen içeriklerin bulundurulmasının veya indirilmesinin suç olup olmayacağıdır. Bizce, bunlardan hiç biri suçun oluşmasına engel değildir. Bazı ülke kanunlarında ve Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’nde bu suçun oluşması için bizzat çocukların kullanılması gerekmemektedir, hatta “anime” şeklinde çizgi filmler ya da çocukları çağrıştıran görüntüler de suç olarak tanımlanmıştır.
Görüldüğü üzere, İnternet kullanıcısını ilgilendiren en önemli husus “Çocuk” kavramı ve yaş unsurudur.
1-Çocuk Pornosu Kavramının tanımlanması
Çocuk pornografisi kavramı ile ilgili olarak birçok tanımlama yapılmıştır. Çocuk haklarını korumaya yönelik Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan Çocuk hakları Sözleşmesine (UN 1989) ek olarak, üye devletler arasında 25.05.2000 de imzalanan protokolde çocuk pornografisi, ‘’Çocuğun gerçekte veya taklit sureti ile bariz cinsel faaliyetlerde bulunur şekilde herhangi bir yolla teşhir edilmesi veya çocuğun cinsel uzuvlarının ağırlıklı olarak cinsel amaç güden bir şekilde gösterilmesidir.’’ şeklinde tanımlamıştır.
Avrupa Konseyi’nce hazırlanıp 45 ülke tarafından imzalanan Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’nde ise çocuk pornografisi “bir çocuğun cinsel olarak kullanılmasını, küçük gibi görünen kişinin cinsel olarak kullanılmasını, bir küçüğü temsil eden gerçekçi bir imajın cinsel içerikli olarak kullanılmasını görsel olarak içeren pornografik materyaldir.’’ şeklinde tanımlamıştır.
2-Çocuk Pornografisinde Yaş unsuru
Ceza Kanununun 6. Maddesinin 1 Fıkrasının b bendine göre, çocuk deyiminden henüz 18 yasını doldurmamış kişi anlaşılmaktadır. Bazı ülkelerde, cinsel olgunlaşmaya bağlı olarak, bu yaş sınırı 12 ve 15 yaş olarak kabul edilirken, bazı ülkelerde ise 17 – 18 yaşına kadar varmaktadır. Bazı ülkelerde ise yaş tanımlaması yapılmamış olup, ergenliğine henüz girmemiş olan herkes çocuk olarak kabul edilmiştir.
Hukuki düzenlemelere bakıldığında Türk Medeni Kanunu’ndaki ve Ceza Kanunu’ndaki korumaya yönelik yaş sınırı farklıdır. Evlenme yaşı ile cinsel erginlik yaşlarının farklı olarak düzenlendiği Medeni Kanun’da asgari evlilik yaşı 17 iken Ceza Kanunu’nda cinsel yetişkinlik açısından 18 yaş sınır kabul edilmektedir. Cinsel yetişkinlik yaşı Amerika’da ve Norveç’te 16, Polonya’da 15, Kanada’da 14, Japonya’da 13’tür.
Sonuç olarak, ülkemizde her türlü Pornografik yayının internet üzerinden yapılması suçtur. Yetişin içerikli pornografik görüntülerin sadece bulundurulması suç olmasa da, şiddet içeren, çocukları gösteren, hayvanları kullanan pornografik içerikler Ceza Kanunu’na göre suç kabul edilmektedir. Her ülkenin yasaları farklı olduğundan sınırlandırmalar da buna göre yapılmaktadır. Ancak bu içeriklerin yabancı ülkeden yayın yapan bir siteden indirilmesi ve bulundurulması, bizim ülkemizde suç olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Bu sebeple ağır yaptırımlara maruz kalmamak için güvenli sitelerden içerik indirilmeli ve indirilmeden önce içeriğin ne olduğu mutlaka kontrol edilmelidir. İçeriği kontrol edilmeden veya güvenilir olmayan sitelerden indirilen pornografik içerikler suç içerebilir ve kullanıcılar kendisini birden bire mahkeme önünde bulabilir.
Öncelikli olarak fikri nazariyetime ve akli kanaatime göre tartışılması gereken ve üzerinde durulması zorunlu görünen esas ve temel mevzunun; pornografik materyal indirme-bulundurma eylemi ve vukuatının mevcudiyetinin suç oluşturup oluşturmadığı hususu mu yada bunun da ötesinde bu eylemlerin neden, niçin ve neye göre, hangi kıstas ve normlara dayanarak suç oluşturup, toplum normal davranışları arasından dışlanıyor olup, uygunsuz görülüp ve hoşgörülüp görülmediğidir.Benim fikri ve akli sezgilerime göre öye geliyor ki esasen bu nedensel bağın; bir başka deyimle illiyet denen halin; netice bağlamı içerisinde değerlendirilip çözümlenmesi halinde problemin ve sorunun daha iyi anlaşılacağı ve ortadan kaldırılmasına,çözümlenmesine yönelik sağlam ve faydalı linklerin oluştulacağına olan şüphesiz güven ve sarsılmaz inancımın varlığıdır.Yani daha da açık bir şekilde ifade edilmesi gerekirse Türk milli değer yargılarının ve ahlak anlayışının yanında kişinin bedensel ve ruhsal vaziyetini,sağlığını geçici süreli veya süresiz olarak alt-üst eden deyim yerindeyse, deneyimli şahsiyetlerin söylemini aktarıyorum;”Katleden” , yetişkin içerikli pornografik görüntülerin sadece bulundurulmasıyla,çocukları gösteren, şiddet içeren pornografik içeriklerin suç oluşturup oluşturmama konusunda kanun koyucunun akıl erdirelemez,üzerine olumlu düşünce yürütülemez, mantıksal zikrin yanında hiçbir norm ve kıstasça kabul edilmesi, sindirilmesi imkansız ve son derece müşkül olan bu ince ayrıntıya yasada yer veriyor olmasıdır ve bunun yanında özel izinle bazı içeriklerin yayınlanmasına göz kırpmasıdır ve de icraatta uyguluyor olmaktır;YANİ BU nasıl bir zihniyettir, nasıl bir mentalitedir, nasıl bir menfaat tespitine yönelik güç dengesi oluştrma sistemidir,sinsiliğidir ki inanın akıl sır erdirmek takdir edersiniz mümkün değil…Her ne ise adli bilişim alanındaki sayın uzmanınımızdan bu sorulara yönelik de aydınlatıcı bir metin beklediğimizi belirtiyor ve bugün Uzak doğuda, Çin’de, Japonya’da atik, çevik, zeki ,pratik, kendisiyle maddi ve manevi bütün barışık, esen rüzgarlarda savrulmayan,miili değerlere bağlı bir gençlik oluşturma projesi içerisinde yürütülençalışmaların bzilerde de vuku bulacağına inanıyor ve bu tür saçmalıkların bir gün bizlerde de savrulup yok olacağını ümid ve temenni ediyor,yazmaktan kolumun yorulduğunu belirtiyor ve de burada bırakıyorum….
Burada öncelikle tartışılması ve etraflıca analiz edilmesi gereken hüküm TCK’nın “Müstehcenlik” başlıklı 226.maddesidir. Bu maddeye istinaden müstehcen içerikleri belirli şartlar altında intertte yer alabilecektir. Tabiki, ekstrem müstehcenlik olarak nitelenebilen (pedofili, ölü sevicilik vs.) her halükarda suçu oluşturacaktır. Ancak müstehcenlik tanımının olmaması ve bu kavramın görecelik arzetmesi nedeniyle konu tartışmalı da olsa, şahsi kanatim 226′ya göre belirli şartlar altında pornografi suç oluşturmaz. 5651 sayılı yasanın 8.maddesindeki katalog suçlar kapsamında müstehcenlik de yer almaktadır. Buna göre yapılan site kapatmaların da 226′ya göre filtreden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyim.