Adli Bilişim 06/09/2009 14:30

İstanbul Barosu: “Telefon dinlemeleri ve bilgisayar aramaları hukuka aykırı !!”

baro BHB Haber –

İstanbul Barosu, yeni adli yılın açılışı sebebiyle yayınladığı basın bildirisinde, uygulanagelen hukuka aykırılıkları sert bir biçimde eleştirdi. Hürriyet Gazetesi’nin 5 Eylül Cumartesi günlü sayısında tam sayfa yayınlanan bildiride, cep telefonu dinlemeleri ile bilgisayarlar aramalarından elde edilen delillerin hukuka aykırı ve usulüne uygun olmadığı ileri sürüldü.

Bildiride, adalete erişimin kısıtlı olduğu, yargı bağımsızlığının sağlanamadığı, yanlış uygulamaların sorunlar yarattığı, avukatların fiili müdahalelerle etkisinin azaltılıdığı, dolayısıyla savunma makamının güçsüzleştirilmeye çalışıldığı, tutuklamanın tedbirden çıkıp cezaya dönüştüğü gibi bir çok sorun dile getirilirken, bilişim teknolojilerinden elde edilen delillerin, yanlış uygulama ve bilinçli çarpıtma sonucu hukuka aykırı olduğu vurgulandı.

Baro’nun bildirisinden konuyla ilgili kısımlar:

“CMK 135. Madde İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasını düzenlemektedir. Bu maddeye ( 135/2 ) göre şüpheli ya da sanığın tanıklık yapmaktan çekinebilecek kişilerle yaptığı konuşmalar kayda alınamaz. Yani CMK 45. Maddeye göre şüpheli ve sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile şüpheli ve sanığın eşi, kan hısımlığından ya da kayın hısımlığından alt ve üst soyu ve şüpheli ve sanığın 3. Derece dâhil kan veya ikinci derece dâhil kayın hısımları ve sanık veya şüpheli ile evlatlık bağı bulunanlara ilişkin dinleme yapılamaz ve kayıt altına alınamaz. Kayda alma gerçekleşmişse alınan kayıtlar derhal yok edilir. Bu hükme karşın bu doğrultuda alınan ifadeler iddianamelerde yer almakta ve bile bile suç işlenmektedir. Ayrıca CMK 136. Maddeye göre şüpheli ve sanığa yüklenen suç dolayısı ile avukatının bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında 135. Madde hükmünün uygulanamayacağı düzenlenmiştir. Yine birçok meslektaşımızın müvekkili ile ilgili olarak yaptıkları savunma hazırlıkları ve kanıt toplama faaliyeti sırasında yaptıkları konuşmaları dinlenmiş ve bunlar da iddianamelerde yer almıştır. Bu durum başta Anayasa ve AİHS olmak üzere hem kutsal hak ve özgürlüklerden sayılan Savunma Hakkının özüne dokunmakta ve hem de CMK’nın 46 ve 136. Maddelerine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.”

“Ayrıca CMK’nın 134, 135 ve 140. Maddesinde yer alan hükmün de yasaya aykırı uygulandığını önemle belirtmek gerekir. Yasaya göre Bilgisayarlarda, Bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma ile Telekomünikasyon yoluyla yapılan İletişimin Denetlenmesi ve de Teknik Araçlarla İzleme ancak başka suretle kanıt elde etme olanağı bulunmaması durumunda başvurulacak bir yöntem olarak düzenlenmiş iken bu maddeler hiçe sayılarak suç teşkil eden uygulamalar yapılmıştır. Bu maddelerin gerekçelerinde uygulamanın “Ultima Ratio” yani “son çare” olarak yapılacağı belirtilmişken, 6 Bin sayfaya ulaşan kamuoyunca bilinen davada üç iddianamede de nerede ise bu yöntemlerle elde edilmiş “kanıtlar” mevcuttur. Yani “Ultima Ratio” olarak uygulanacak bir madde ben yaptım oldu mantığıyla “Prima Ratio” yani “ilk çare” olarak uygulanmıştır. Diğer yandan bu yolla toplumda tüm vatandaşlar üstünde korku ve sindirme politikaları uygulanmış, Hâkim ve savcılarımızın da her fırsatta suç şüphesi olmaksızın dinlendikleri ve korku, baskı, sindirme ve yıldırmaya maruz bırakıldıkları bilinmektedir.”

Baro bildirisinin tam metnine buradan ulaşılabilir.

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
purchase dissertations i want to buy a research paper how much does it cost to write a business plan custom writing review people who do homework remotely