Dr. Özgür Uçkan – (Baştarafı Sayfa 1′de)
Hukuki mücadele henüz sona ermedi. Anayasa Mahkemesi’nin yasanın idari bir birime ceza yetkisi vermesi ve öngörülen Yüksek Konsey üyelerinin sadece yargı tarafından verilebilecek bir ceza olan internetten mahrum bırakma cezasını vermesinin anayasaya aykırılığı gerekçesiyle Mayıs ayında ilk yasayı iptal etmesinin bir sonucu olarak, muhalefet tekrar Mahkeme’ye başvuracak. Yasanın iptal edilip edilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.
Bu serüvenin sonucu önce Avrupa olmak üzere tüm dünyayı ilgilendiriyor. Şimdiden İngiltere ve Almanya’da HADOPI’den esinlenen yasalar hazırlandığını biliyoruz. Her iki ülkede de bu yasa hazırlıkları Korsan Partilerinin kurulmasıyla ve yoğun protesto dalgalarıyla karşılandı. Hollanda Hükümeti de yakın bir zamanda bu kervana katıldı. İsveç’te de benzeri bir yasanın gündeme geleceği konuşuluyor. Bu haberler, Avrupa Birliği’nin HADOPI mantığında bir Direktif hazırlaması için gerekli operasyonun ilk adımları olarak yorumlanıyor.
Benzeri bir girişim Türkiye’de de gündemde. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na eklenmek istenen yeni maddeler bize fena halde HADOPI’yi hatırlatıyor. Fikir hakları ihlallerini önlemek bahanesiyle izleme ve dinleme sistemlerine meşruiyet kazandırılması, ceza olarak internet erişiminin kesilmesi, Fransız hukukuna düşkün sistemimiz tarafından afiyetle sindirilmiş görünüyor. Üstelik bizde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak, bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı bir muhalefet olup olmadığı bir yana, Anayasa Mahkemesi’nin bu duyarlılığı gösterip göstermeyeceği de bir muamma!
Fransa’nın LOPPSI adını taşıyan ve terörizm ve çocuk pornografisi bahanesiyle tüm dijital iletişimi izlemeye meşruiyet kazandıran yasa tasarısı, daha meclise sunulmadan Anayasa Mahkemesi’nin yasayı iptal edeceğini açıklamasının ardından şimdilik çekmecedeki yerine geri döndü. Ama en kısa zamanda ısıtılıp servis edilebilir. İngilizler bu adımı atmak üzere.. Avusturya bu konuda daha da önce davranabilir. Bizde de çok yakında Ulusal Bilgi Güvenliği Yasa Tasarısının Meclise sevk edileceği konuşuluyor. Eğer bu tasarı 2001‘dekiyle aynı yetki aşımı mantığını barındırıyorsa, biz de aynı kervandayız demektir.
Bu olumsuz düzenlemeler sadece Korsan partisi türü oluşumları veya bu alana özel olarak kurulmuş diğer örgütlenmeleri değil, insan haklarıyla ilgili çok geniş bir yelpazeye yayılan tüm sivil inisiyatifleri karşısında buluyor. HADOPI ve varyasyonları temel hak ve özgürlüklere bir saldırı niteliği taşıyor. Üstelik bu saldırı, gderek şu ya da bu şekilde önemsizleşecek ticari çıkarlar adına yapılıyor. İnternet fiziksel veri depolama ortamlarının (CD, DVD vb.) dağıtımı işini zaten öldürecek. Müzik, sinema ve yayıncılık sektörü ayakta kalmak için bu baskıcı, olumsuz düzenlemelerden çok daha akıllı adımlara ihtiyaç duyuyor. Dağıtım ağlarını kurban vermek ödemek zorunda kalacağı bir bedel. Bütün bir sektör dijital ortamla yaşamak ve belki de daha çok kazanmak için aklını kullanmalı ve bu tür sonuçsuz ve ümitsiz düzenlemelerden medet ummayı bırakmalı…
Beni asıl endişelendiren bu tür düzenlemelerin ardında, merkezi otoritelerin interneti zaptı rapt altına almak, onu ulusal sınırlar içine hapsetmek ve temel özgürlüklerimize kastetmek için bir meşruiyet operasyonunun yatıyor olabileceği kuşkusu.
Önce terör, sonra çocuk pornografisi, şimdi de telif hakları… Bir sonraki Truva Atı ne olacak? Vergi kaçakçılığı mı? Şirket sırları mı? Özel hayat hepten suç mu sayılacak?
Neyse ki internet vatandaşları, netdaşlar, Truvalılar kadar içine kapalı değil…
“Latin kökenli dillerde “iletişim” ve “topluluk” aynı köke sahiptir: “ortaklık”… Ortaklık zemini topluluğun da iletişimin de ortak temelidir. Bruce Sterling’in dediği gibi, nerede bir topluluk varsa orada iletişim de vardır; bu iletişimi şu veya bu yolla engellemeye çalıştığınızda topluluğu da incitmiş olursunuz. Elindeki her türlü imkânla size direnecektir.
Her ne kadar başarısız olmaya mahkûmsa da, iktidar bilgi ve iletişimi denetlemeye çalışırken meşruiyetini ortak faydasını gözetmesinden aldığı topluma ciddi zararlar verir. İşte bunu yaşıyoruz. Hükümet ve devlet mekanizması, temel topluluk hakkımız olan bilgiye erişim ve iletişim hakkımıza göz dikiyor; özgürlüğümüze ve refahımıza zarar veriyor. Bilginin küresel dolaşımına entegre olmamızı ve özgürce iletişimde bulunmamızı engellemeye teşebbüs ederek geleceğimizi karartıyor.” ( Özgür Uçkan, Çocuk istismarından internet istismarına Türkiye”, http://www.ozguruckan.com/?p=574)
Dr. Özgür Uçkan Kimdir: Dr. Özgür Uçkan, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi bilgi ekonomisi danışmanıdır. Türkiye Bilişim Vakfı bilgi ve iletişim teknolojileri politikaları danışmanıdır. Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi Avrupa Birliği Projeleri danışmanlığını da yürütmektedir. Akademik faaliyetlerinin yanı sıra, kurucularından olduğu “nooeco strategic consultants” bünyesinde çeşitli kurum, kuruluş ve firmalara yönelik düzenli veya proje temelli olarak bilgi ekonomisi, iletişim stratejisi ve iş geliştirme danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. Geçmişte bu kapsamdaki faaliyetlerini ve etkinlik ve iletişim ve kültür yönetimi projelerini önce dDf bünyesinde bölüm direktörü, sonra da uluslararası Capital Events firmasında iş geliştirme direktörü, x-event şirketi kurucu ortağı olarak yürütmüş ve Expo 2000 Türkiye Pavyonu küratörlüğünden büyük ticari etkinliklerin tasarım ve yönetimine, iletişim kampanyalarından uluslararası kuruluşların organizasyonlarına birçok proje yürütmüştür.
Halen TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı için İTÜ Technobee şirketinin yürüttüğü “Bilişim Vadisi” projesi fizibilite çalışmalarının iletişim stratejisinden sorumludur. İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde AB 6. Çerçeve Programı projesi “CIVICWEB / Young People, the Internet and Civic Participation” danışma kurulu üyesidir. E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu STK izleme komitesi üyesi ve bilgi ve iletişim teknolojileri politikası düşünce platformu katılımcısıdır.
Ekonomi, sosyal ve kamusal alan, politika, kültür, elektronik iletişim ve kurumsal iletişim konularında araştırma, raporlama ve organizasyon çalışmaları yapmaktadır. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Nisan 2003’de Literatür Yayınları’ndan “E-Devlet, E-Demokrasi ve Türkiye” adlı kitabı yayınlanmıştır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi “Bthaber”de köşe yazarıdır.
Bu konuyla ilişkili diğer yazılar:
Sayfa 1 Sayfa 2
Fransa’daki oylamalarda milletvekilinin söylediği “Ticari hırsınızı hukukun, demokrasinin ve özgürlüğün önüne koydunuz. Bu yasa bizi Suudi Arabistan, Çin, Kore ve Türkiye gibi ülkelerin ligine sokacak!” cümlesi, biz internet vatandaşlarınu yani netdaşları ayağa kaldırması, aydınlatması gereken çok güzel bir şamar olmuş bence. Ancak bu noktada Truvalılar kadar içimize kapalı olup olmadığından şüpheliyim maalesef…
terör, çocuk pornografisi, telif hakları gibi nedenlerin arkasına saklanarak özel hayatın gizliliği kavramının içini tamamen boşaltmak isteyen bu tür baskıcı girişimlerin Türkiye’de de gündemde olması hiç şaşırtcı değil.
Fikir hakları ihlallerini önlemek bahanesiyle izleme ve dinleme sistemlerine meşruiyet kazandırılması ya da ceza olarak internet erişiminin kesilmesi gibi cezaların bir gün gerçekleşebilecek olmasından korkmak dışında bunların sadece tasarı olarak kalması için neler yapabileceğimi birey olarak merak ediyorum!?
Anayasa Mahkemesi’nin bile artık hangi tür duyarlılıklara! sahip olduğunu tartışsak da: bizim yalnız ve güzel ülkemizde, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak, bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı bir muhalefet yoktur ve fakat oluşturulabilir diye düşünüyorum.
üklemizde de yazı da bahsedilen korsan partisi oluşum göstermekte midir, ya da buna benzer bir yapılanma söz konusu mudur?
Korsan Partisi ile ilgili nette bazı oluşumlar var: Şimdilik sadece nette çalışıyorlar ve tartışıyorlar..
İlgilenenler için:
http://friendfeed.com/korsan-partisi
http://www.facebook.com/home.php#/group.php?gid=116072184170&ref=ts