BH Haberleri,Makaleler,Misafir Yazarlar 17/09/2009 11:03

Fransa, telifli içerik indirene ceza getiren HADOPI2 Yasası’nı kabul etti. Türkiye bu akımdan etkilenir mi?

hadopi

İnternet alanında kullanıcılar ile hükümetler, bireysel hak ve özgürlükler ile denetim, gözetim ve otorite arasındaki ilişkide yeni bir eşiğe yaklaşıyoruz. Dijital özgürlüklere yönelik ilk kısıtlama dalgası 11 Eylül olayları sonrası geldi ve tüm dünyayı etkisi altına aldı. Anayasal özgürlükleri şu ya da bu biçimde ihlal eden birçok düzenleme gördük. Şimdi ikinci dalga geliyor. Bu yeni dalganın kırılma noktaları ise, telif hakları, çocuk pornografisi ve terörizm…

Dr. Özgür Uçkan
İstanbul Bilgi Üniversitesi

İkinci dalganın dip güçlerinden birini Fransız’ların internette içerik paylaşımını düzenleyen ve telif hakkı lobilerince güçlü bir biçimde desteklenen HADOPİ yasa tasarısı oluşturuyor. Yasa daha önce de kabul edilmiş, ama 10 Haziran 2009‘da Fransa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.

Devlet başkanı Nicolas Sarkozy’nin ve eski kültür bakanı Jack Langue’ın güçlü bir biçimde savunduğu yasa tasarısı, bazı değişikliklerle HADOPI 2 adını alarak 15 Eylül 2009’da Fransız Meclisi’nin olağanüstü oturumunda tekrar oylandı ve 225’e karşı 285 oyla kabul edildi. Neredeyse başa baş geçen oylamada iktidar partisinin ezici çoğunluğu da fire verdi ve şiddetli tartışmalar yaşandı. Tasarının Karma Komisyon’dan da geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Komisyon tarafından üretilecek gerekçeli metin 22 Eylül’de Meclis’te tekrar oylanacak. Muhalefetteki Sosyalist Parti yasanın iptali için tekrar Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı.

özgür uçkanYasa bu kez iptal edilmezse yıl sonundan önce yürürlüğe girecek. Şimdi yasanın geçmişine ve içeriğine kısaca bakalım ve oylama sırasında yaşanan tartışmaları, sonrasında gelişen güçlü protesto dalgasını kısaca özetleyelim.

Sarkozy’nin ultra sağcı rejimi telif haklarıyla ilgili ilk atağını, Avrupa Copyright Direktifi’nin (EUCD) kabul edilmesinin hemen ardından, 2006’da DADVSI yasasının (bilgi toplumunda telif hakları ve benzer haklar hakkında yasa) kabulüyle başladı. Yasa teknik olarak DRM’nin (Digital Rights Management / Dijital Hak Yönetimi) uygulanmasını düzenliyordu. Ama DRM kullanıcılardan gelen yoğun tepki ve satışların düşmesi üzerine müzik endüstrisi tarafından aşamalı olarak terk edildi. Sarkozy hükümeti yasaya internetten içerik indirmeye karşı hapis ve ağır para cezası getiren hükümler ekledi. Yasa Anayasa Mahkemesi tarafından hukuki eşitlik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle iptal edildi. 2007’de Devlet Başkanlığına seçilmesinin ardından Sarkozy bu konuda yeni bir düzenleme için baskıyı artırdı. Yeni bir yasa metni hazırlamakla görevlendirdiği kişi, ünlü dağıtım ve satış zinciri FNAC’ın patronu Dennis Oliviennes oldu! Ve ortaya HADOPI çıktı: “la Haute Autorité pour la Diffusion des Œuvres et la Protection des droits sur Internet” (İnternette fikri eserlerin dolaşımı ve fikir haklarının korunması için Yüksek Konsey). Yasa, bir tür konsey kuruyor ve sayısal fikir haklarıyla ilgili tüm yetkiyi endüstri meslek örgütleri ve birliklerinden, yani kısaca “Lobi”den oluşan bu konseye devrediyordu. Bu yetki, telif hakları ihlallerini internet erişimini kısıtlayarak ve engelleyerek cezalandırmayı da kapsıyordu. Sorun da buradan çıktı zaten. İdari bir otoriteye, hele özel sektör temsilcilerinden oluşan bir birime cezai yaptırım yetkisinin devri Fransız Anayasası’nın “güçler ayrılığı” ilkesiyle çelişmekle kalmıyor, anayasal bir hak olan ifade ve iletişim özgürlüğünün ihlali anlamına geliyordu. Nitekim yasa Meclis’ten geçtikten hemen sonra 10 Haziran 2009’da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme’nin bu kararı, internet erişiminin anayasal ifade ve iletişim özgürlüğü ile bağlantılı olduğu yolunda örnek bir hukuki temayül de oluşturdu.

Elbette Sarkozy rejimi yenilgiyi kabullenmedi. Yasa metninde hafif değişikliklerle hızla HADOPI 2 olarak anılan metin hazırlandı. Kültür Bakanı François Mitterand bu sırada benzeri bir yasanın Güney Kore’de başarıyla uygulandığını söyleyince çıngar koptu. Fransızlar kendilerinin Kore gibi “demokrasi özürlü” bir ülkeyle karşılaştırılmasına fena bozuldular. Bu arada Mitterand’ın telif hakkı lobilerinin en etkilisi olan SACD üyesi olduğu haberi patladı (“Super Audio Compact Disc”: Sony ve Philips konsorsiyumu tarafından geliştirilmiş dijital ortam formatı). Bu arada yakın arkadaşı ve Naive’in (FNAC’tan sonraki en büyük dağıtım ve satış ağı) CEO’su Patrick Zelnik’i internet üzerinde müzik ve filmlerin yasal sunumunun geliştirilmesi ile ilgili bir görevin başına getirince ortam iyice gerildi. Medya kendisinden “Lobi Bakanı” diye söz etmeye başladı.

2005‘ten bu yana yavaş yavaş örgütlenen, HADOPI karşıtı protestolar büyük bir ivme kazandı. Başta La Quadrature du Net (http://www.laquadrature.net) olmak üzere birçok inisiyatif kuruldu. Bu arada 2007‘den bu yana İsveç’ten başlayarak büyük bir ivmeyle Avrupa çapında örgütlenmeye başlayan Korsan Parti, HADOPI rüzgarını da arkasına alarak Fransa’da da kuruldu ve hızla büyüdü (http://www.partipirate.org/). Yasanın Meclis tarafından kabulü protesto dalgasını büyüttü. İlk seçimlerde Korsan Partisi’nin meclise gireceğine kesin gözüyle bakılıyor!

Meclis’teki oylama Sarkozy rejiminin gördüğü en ağır suçlamalara sahne oldu. Oylama öncesi söz alan Sosyalist Parti milletvekili Patrick Bloche parmağını Sarkozy’ye ve yanında oturan Kültür Bakanı’na doğru sallayarak şunları söyledi: “10 Temmuz’daki örnek Anayasa Mahkemesi kararına rağmen akıllanmadınız. Sarkozy’nin ve (Lobi) Kültür(ü) Bakanı’nın açık baskısı sonucu bu berbat yasayı tekrar önümüze getirdiniz. Olur a bu yasayı bugün geçirmeyi başarırsanız, tekrar Anayasa Mahkemesi’ne gideceğiz. Bu yeni metin de Anayasa’ya aykırı. İkinci karar suratınızda bir tokat gibi şaklayacak. Sizi özgürlük düşmanları! Aynı yasanın ikinci kez Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesiyle tarihe geçeceksiniz. Fransız tarihinin en ultra sağcı, anayasamıza karşı en saygısız hükümeti olarak tarihe geçeceksiniz!… Bu bir yasa değil, orman kanunu!” (Bu arada bir başka milletvekilinin söylediği şu sözler de bizim internet hukukumuza kapak olabilir: “Ticari hırsınızı hukukun, demokrasinin ve özgürlüğün önüne koydunuz. Bu yasa bizi Suudi Arabistan, Çin, Kore ve Türkiye gibi ülkelerin ligine sokacak!) Sadece 30 oyla kaderi değişebilecek oylamadan sonra Meclis’te “kaç para aldın lobi bakanı!” sözleri yankılandı… Mitterand’ın yuhalarla bölünen “teşekkür konuşması” daha da acıklıydı: “Nihayet bırakınız yapsınlar mantığından kurtulmak için siyasi cesaret gösterdiğimiz ve interneti kendi özgürlükçü ütopyalarının alanı yapmaya çalışanlara karşı hakları koruduğumuzdan dolayı bir gün sanatçılar bizi hatırlayacak”… (http://owni.fr/2009/09/16/hadopi-2-ce-n%E2%80%99est-pas-fini/)

(Sayfa 2′den devam ediniz.)

Tags:

2 Comments

  • Fransa’daki oylamalarda milletvekilinin söylediği “Ticari hırsınızı hukukun, demokrasinin ve özgürlüğün önüne koydunuz. Bu yasa bizi Suudi Arabistan, Çin, Kore ve Türkiye gibi ülkelerin ligine sokacak!” cümlesi, biz internet vatandaşlarınu yani netdaşları ayağa kaldırması, aydınlatması gereken çok güzel bir şamar olmuş bence. Ancak bu noktada Truvalılar kadar içimize kapalı olup olmadığından şüpheliyim maalesef…

    terör, çocuk pornografisi, telif hakları gibi nedenlerin arkasına saklanarak özel hayatın gizliliği kavramının içini tamamen boşaltmak isteyen bu tür baskıcı girişimlerin Türkiye’de de gündemde olması hiç şaşırtcı değil.

    Fikir hakları ihlallerini önlemek bahanesiyle izleme ve dinleme sistemlerine meşruiyet kazandırılması ya da ceza olarak internet erişiminin kesilmesi gibi cezaların bir gün gerçekleşebilecek olmasından korkmak dışında bunların sadece tasarı olarak kalması için neler yapabileceğimi birey olarak merak ediyorum!?

    Anayasa Mahkemesi’nin bile artık hangi tür duyarlılıklara! sahip olduğunu tartışsak da: bizim yalnız ve güzel ülkemizde, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak, bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı bir muhalefet yoktur ve fakat oluşturulabilir diye düşünüyorum.

    üklemizde de yazı da bahsedilen korsan partisi oluşum göstermekte midir, ya da buna benzer bir yapılanma söz konusu mudur?

  • Korsan Partisi ile ilgili nette bazı oluşumlar var: Şimdilik sadece nette çalışıyorlar ve tartışıyorlar..

    İlgilenenler için:

    http://friendfeed.com/korsan-partisi

    http://www.facebook.com/home.php#/group.php?gid=116072184170&ref=ts

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
pay online repot writing best english essay can you do my assignment for me letter writing for high school students magic essay writer