Av. Serhat Koç 22/09/2009 23:53

“Zararlı içeriklerle mücadelede sivil başarının adı: Internet Watch Foundation (2)

iwf
Bültendeki, “Zararlı içeriklerle mücadelede sivil başarının adı: Internet Watch Foundation” başlıklı yazımın 3. sayfasında: özel olarak IWF’nin uygulama sahasını ilgilendiren temel davaların örneklendiği ilgili sayfadaki özet kararların yakında sitemizde Türkçe olarak okunabileceğini duyurmuştum. Bu emsal oluşturan kararlardan bir kaç tanesini paylaşmak ve Türk Hukuku üzerinden uluslararası bağlamda çözüm açısından IWF mantığıyla yorumlamak istiyorum.

R v Collard davasında: çocuk istismarı oluşturan fotoğrafları oluşturmak ve hamili olmak eylemleri nedeniyle suçlanan davalı hapis cezasına çarptırılmıştı ve hakkında bir de kısıtlama hükmü verilmişti. Bu kısıtlama hükmü hakkındaki temyiz duruşmasını takiben şu anlaşıldı ki; mahkeme duruma göre uygun gördüğü takdirde: bu tür suçlardan hüküm giyen kimselerin internete erişiminin sadece belli şartlar altında serbest bırakılmasını içeren bir kısıtlama hükmüne kadar genişletilebilecek yorumlar yapıp buna uygun örnek oluşturacak cezalar verebilecektir.

R v Perrin davasında ise: davalı, sunduğu ve dağıttığı içeriğin bulunduğu ana bilgisayarlarının (server makineler) İngiltere dışındaki bir ülkede bulunduğundan bahisle eylemlerinin hukuka uygunluğunu iddia etti.

Ancak mahkeme, ‘indirilen’ (downloading) verilerin nereden yüklendiği bilgisinin (uploading) dava konusuyla ilgisi olmadığına ve bu içeriğe İngiltere’den ulaşılmış ve ulaşılabiliyor olmasının Birleşik Krallık (UK) yasalarına göre hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Bu davanın, temyiz mahkemesindeki duruşmasının tam metni için bu adrese tıklayabilirsiniz.

R v Smith (Wallace Duncan) davasındaysa: yargılama sonucunda İngiliz örf ve adet hukuku (Common Law) özellikle hile başta olmak üzere suçları ele alma bakımından ıslah edilmiş oldu. Bu davadan önce, temaül hukuku kurallarına göre: İngiliz mahkemeleri, sadece ‘son hareket’ İngiltere ülke sınırları yapıldığı hallerdeki suçlara ilişkin davalarda yetkileri olduğunu kabul ediyorlardı. Ancak anılan bu kararla birlikte kural genişletildi: İngiliz mahkemeleri artık suçun ‘esaslı kısmının’ İngiltere’de işlenmiş olması halinde yargılama yetkilerinin olduğunu kabul ediyorlar.

Bu anlamda: ırkçı tahrikler içeren bir yazının gönderilmesi ya da bu türden bir içeriğin yüklenmesi eylemi İngiltere sınırlarında gerçekleştirilmişse ve fakat bu yazı ya da içerik, başka bir ülkedeki yer sağlayıcıdan hizmet alan bir sitede yayınlanmışsa: bu durumda dahi bu eylem İngiliz hukukuna göre suç sayılmaktadır. Açıklayıcı olması için değinmek gerekir ki: 1986 Kamu Düzeni Yasası, yargılama (kaza) yetkisiyle ilgili herhangi bir hüküm içermemesinden dolayı: her türlü karar, İngiliz örf ve adet hukukuna dayanacaktır. Bu davanın, temyiz mahkemesindeki duruşmasının tam metni içinse bu adrese tıklayabilirsiniz.

Bu noktada aklımıza gelen şu oluyor: IWF gibi sivil otorite kavramı tüm ülkelerde ortak bır yapı altında hayata geçirilebilir mi? Hukuka aykırı içerik yayını yapan bir siteye yurt dışından erişim halen devam ederken; siteyi sadece Türkiye’de engellemek ne işe yarayabilir! Bu konuda dünyada hukuk birliğinin bulunmuyor oluşu mu bizi çözümsüz bırakan? Ülkeler kendilerine özgü sansür uygulamalarından vazgeçip ortak sorunlara ortak çareler arama yoluna girmelidirler artık!

Örneğin İngiltere’de, yazılı yasalardan çok teamül hukuku geçerli olduğu ve yargı faaliyeti içtihatlarla gerçekleştirildiğinden: her şeye kanun çıkarmak yerine, bir çok hususu sivil toplum örgütlerine ve vatandaşlarının insiyatifine bırakan bir hukuk sistemi mevcuttur: yukarıdaki kararların alınma süreci bunu destekler mahiyettedir. İSSler, telekomünikasyon ve GSM şirketleri, yazılım firmaları, kolluk kuvvetleri, ve de hükümet kurumlarıyla halk unsurları arasında ortaklaşa bir çaba ile hukuka aykırı çevrimiçi içeriğin ve özellikle de çocukların cinsel istismarıyla ilgili görüntülerin en aza indirgenmesi yolunda tüm dünyayı ortak paydada toplayan bilinç oluşturulabilir ve bunun kurumsal yapısı da kurulabilir diye düşünüyorum.

Bu yapıya her ülke kendi hukuku bağlamında endekslenebilir ya da bir üst hukuk oluşturulabilir. Çocukların cinsel istismarı gibi konular hakkında dünyadaki pek çok ülkede geçerli olacak şekilde ortak normlar belirlenebilir ve internetin dinamik yapısı içinde bu tür içeriğin hemen kaldırılması için bu tür sivil oluşumlardan yararlanılıp yargı makamlarının üzerinden de yük alınıp işlemler hızlandırılmış olur.

Türkiye’de de bu bağlamda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın Bilgi İhbar Merkezi’nin sitesi üzerinden, ilgili kanun maddelerine aykırı yayınlar ihbar edilebiliyor. ‘İhbar etme’ kavramı, çözüme yönelik en etkin unsurlardan biri olarak karşımıza çıktığından dolayı ve “uyar ve kaldır’ sisteminin kanıtlanmış başarısından ötürü sivil otoritenin suçluyu ihbarlar neticesinde bulma ve suçu engelleme konusundaki etkinliği ve gücü hiç de yabana atılamaz derecededir. Bu noktada, suçluların gerekli cezalara çarptırılmaları tabiki yerleşik mahkemelerin görevi olarak kalmaya devam edecek ve bu önerilen uluslarası sivil otorite yapısı içinde asla yargılama merkezi bulunmayacaktır ve fakat bu yapılanma: ihbar merkezi olmak, eğitim ve yayın faaliyetleri yürütmek, belli başlı kabul edilecek türden hukuka aykırı içerik durumunda siteyi yayından kaldırmak gibi görevleri üstlenecektir.

Son söz olarak: İngiltere bazlı Çocuk Sömürüsünü Engelleme ve Çevrimiçi Koruma Merkezi; ABD, Kanada, Avustralya, İtalya, Birleşik Krallık devletlerinin kolluk kuvvetlerinin ve Interpol’ün üye olduğu dünyadaki çevrimiçi çocuk istismarını önleme amaçlı kurulan “virtual global taskforce” adındaki kurum ve internet temelli aldatma kurbanlarıyla ilgili “e-victims” kurumuyla birlikte: IWF’nin de üyesi olduğu oldukça etkin ve önemli “inhope” derneği de başarılı uygulamalar olarak örnek alınabilir.

Ancak, önce terör; sonra çocuk pornografisi ve bu sıralar da telif hakları konularını adeta birer truva atı olarak kullanıp özel hayatı hepten suç saymaya doğru yol alan yasakçı zihniyete düşmeden, ‘büyük birader’in oyununa gelmeden bu işi olsa olsa ancak internet tabanlı oluşumlarla sivil otorite kotarabilir.

“Zararlı içeriklerle mücadelede sivil başarının adı: Internet Watch Foundation (1) başlıklı daha önceki yazıya buradan ulaşılabilir.

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
order cv online order cv online rush essay term paper essays term paper helpline essay ghostwrite