Av. M. Gökhan Ahi,Erişim Engelleme,Sosyal Ağlar 07/08/2009 03:12

Facebook’a erişimin engellenmesi, TİB tarafından neden reddedildi?

facebook Av. M. Gökhan Ahi –

Herkesin bildiği üzere, CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Facebook’ta kendisi hakkında yapılan “PKK’lı” kampanyasına karşı hukuki bir mücadele başlattı. Kılıçdaroğlu, davasında haklı olmasına rağmen, seçmiş olduğu hukuki mücadele yöntemi ne yazık ki çok da hukuka uygun olmadı.

Kılıçdaroğlu, doğrudan Facebook’a başvurup şikayetini dile getirmek yerine mahkemeye başvurdu. Eğer Facebook’a doğrudan başvurmuş olsaydı, bir çok örneğine rastlanmış olduğu gibi, kendisi hakkında yapılan karalama kampanyasını rahatlıkla ortadan kaldırabilecekti.

Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kılıçdaroğlu’nun başvurusu üzerine ilgili içeriğin kaldırılması, bu mümkün olmadığı takdirde Facebook’a erişimin toptan engellenmesine karar verdi. İkinci yanlış da buradaydı: Nitekim, mahkeme sadece birisi hakkındaki hukuka aykırı içerik yüzünden yüz binlerce kişinin siteye girmesini yasaklamıştı. Eğer bir site, sadece Kılıçdaroğlu’nu hedef seçmiş olsa ve hakkında hukuka aykırı içerik bulundurmuş olsaydı, bu tür erişim engelleme kararları anlayışla karşılanabilirdi.

Bir diğer üçüncü yanlış ise, mahkeme kararının uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcılara değil de, doğrudan TİB’e (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) gönderilmesi oldu. Halbuki, bu tür site engelleme kararlarının uygulanması için Türk Telekom, Turkcell, Türksat, Superonline gibi internet erişimi sağlayan firmalara gönderilmesi yeterlidir. Bu kurumlar, kendi alanları ile ilgili mahkeme kararlarını tartışmadan uygulamaya koymak zorundadırlar.

Peki, TİB bu kararı neden uygulamadı? Belki kamuoyu, TİB’in Facebook’u çok sevdiğini ve bu yüzden kapatmak istemediğini düşünmüş olabilir. Ancak, asıl sebep bu değil. TİB’in Facebook’u mahkeme kararına rağmen kapatmamasının tek sebebi, TİB’in hukuken böyle bir görevinin ve yetkisinin olmayışıdır. Bilindiği üzere, TİB 5397 sayılı yasa ile, telefon dinleme işini tek bir merkezden organize etmek amacı ile kurulmuş, daha sonra 5651 sayılı yasa ile İnternette işlenebilen 9 adet katalog suçun izlenmesi, denetlenmesi ve gerektiğinde erişime engellenmesi yönünde ayrıca yetkilendirilmiştir. Yani TİB, internete erişim engelleme işi ile ilgili olarak sadece dokuz suç için görevli ve yetkili hale getirilmiştir.

Kılıçdaroğlu’nun Facebook’a erişimin engellenmesi yönündeki kararı, uygulanması için TİB’e gönderilmiş, fakat bu konuda yetkili ve görevli olunmadığından dolayı uygulanmamıştır. Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının tüm kurumlarca uygulanması gerektiği iddiasıyla TİB Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve sonucunda görevi kötüye kullanma suçundan dolayı onu mahkeme önüne çıkarmayı başarmıştır.

O halde, diğer tartışılması gereken husus şudur: Türkiye Cumhuriyeti’nin her kurumu veya her vatandaşı, her türlü mahkeme kararını aynen uygulamak zorunda mıdır?

Genel anlamda bakarsak, bu soruya evet yanıtını verebiliriz. Ancak, bir tek şartla.. Kararın uygulanmasının, kurumun kendi görev alanı ve yetkisinde bulunması şartıyla.. Bir başka deyişle, bir kurumun sadece kendisinin görevli olduğu bir alanda mahkeme kararını uygulama ve yerine getirme zorunluluğu vardır. Sözgelimi, bir binanın yıkılması yönündeki mahkeme kararının, sağlıkla ilgili bir kurum tarafından yerine getirilmesi beklenemez. Her kurum, sadece kendi yetki ve görevleri açısından sorumlu tutulabilecektir.

Sonuç olarak, Türkiye’de hukukun uygulanması, özellikle internetle ilgili uygulamalar, nereden baksanız elinizde kalıyor. İlgili site yerine doğrudan mahkemeye başvurulması, mahkemenin sadece bir kaç hukuka aykırı içerikten dolayı yüzbinlerce kullanıcının bulunduğu siteye erişimi engellemesi, özünde yanlış olmasına rağmen mahkeme kararının uygulanmasının ilgisiz bir kurumdan istenmesi, daha sonra mahkeme kararının uygulanmadığı gerekçesiyle kurum başkanının görevi kötüye kullanmadan dolayı yargılanması… Daha ne kadar üst üste yanlış olabilir ki?

İnternet, çağımızın en önemli ve en faydalı araçlarından biridir. Fakat, kötü niyetli birilerinin elinde ürkütücü bir silah da olabilir. Önemli olan, internetle ilgili hukuki düzenlemelerin herkes için aynı şekilde anlaşılabilir ve uygulanabilir olmasını sağlamaktır. Bu sebeple, internetle ilgili yasalar tekrar gözden geçirilmeli ve hukuka aykırı içeriğin kaldırılması için uyarma, uzlaşma, sivil toplum örgütü arabuluculuğu gibi mahkeme dışı yöntemlere öncelik verilmesi sağlanmalıdır. Tamamı suç oluşturmadıkça, hiç bir siteye erişim engelleme kararı verilememelidir.

Tags:

7 Comments

  • Gökhan Bey, son günlerde yoğun bir şekilde tartıştığımız bir konuyu, hukukçu gözüyle çok iyi özetlemişsiniz. Teşekkürler!

  • Ona kalırsa Youtube da Atatürk’ü hedef seçip mi video yayınladı ?

  • eren kirif

    helal olsun açma bozulursun

  • Direkt feysbuk’a başvurmak konusunu açıklar mısınız? Öyle çok yanlış uygulama var ki. Bir kere feysde haklarınızın tüm açıklamaları teknik ingilizce ile yazılmış durumda ve bunlar henüz çevrilmedi türkçeye. Size gıcık giden biri yandaşlarını örgütleyip, suç işlemediğiniz halde hatta hiçbir şey yapmadığınız halde size saldırabiliyor. Bunu da işlevini hala anlayamadığım ve türkiye feys için yanlış sonuçlar doğuran “şikayet et” butonunu kullanarak yapıyorlar. Bu buton sayesinde düzgün insanların sürekli hesabı kapanırken ya da engellenirken, nerede kötülük varsa ezber etmiş, illegal uygulamalar içindeki insanların hesap grup ve sayfaları açık kalıyor. “Bu sayfanın ya da özelliğin fikri hakkı bende” diye form doldurup yollamanız isteniyor. Muhatabınız Amerika’daki firma ve hukuk sistemi. Türkçe form ama siz açıklamaları türkçe yazınca karşı taraf ne anlıyor allah bilir! Bir de formun altında e-imza istiyorlar ancak ne istedikleri belirsiz. Dolayısıyla siteye, yetkililerine ulaşmanızın da hükmü yok. Dingonun ahırı oldu türkiyede feys. Hak ihlalleri, hırsızlıklar, intihaller, kişilik haklarına saldırılar ve elimiz kolumuz bağlı! Türkiye’nin acil olarak feysle ilgili bir hukuki birim oluşturması, avukat tayin etmesi ve bu avukatın USA hukuk kuralları ile eşzamanlı olarak feysbuk türk üyelerinin haklarını koruması ya da savunması gerek. Aptal gibi feysin kurbanı oluyoruz. Adam akıllı iş yapan yok! Hukukçuların da mı aklına gelmiyor, böyle bir sistem var da benim mi haberim yok bilmiyorum. Feys türkiye için acil olarak Türkiye Hukuk masası oluşturulmalı ve bunu da feys yetkilileri tanımalı. Muhatap bulmak istiyorum feyse para kazandırıyorsam! Konuyla ilgili bilmediğim bir yol ya da yöntem varsa lütfen bana ulaşın. Şu an yazı ve şiirlerim dolanıyor alıntısız, hakkımda hakaret içerikli yazılar yazılıyor, grup kuruluyor ve hiçbir şey yapmadığım halde. Sebep hazımsız bir kaç kişinin soytarılığı. Bunlara haddini bildirmem için güçlü bir hukuk sisteminin olması lazım. Ama bunun da feys ile türkiye arasında kurulması lazım. Vatandaşını bu kadar yalnız bırakan başka bir ülke var mıdır bilmiyorum ABye gircez deyip paralanan!

  • Tutski Koyema

    Ağzı olan konuşuyor.

  • bir eğlencemiz vardı onuda elimizden aldınız neeeeeeddeeen??????????

Leave a reply

required

required

optional


  •  
college entrance essays eassy helper personal statement essay for scholarships school essay writing places to have my papers written