BH Haberleri,Yargıtay Kararları 24/07/2009 00:11

Şirket müdürü, sistemden gönderilen her türlü iletiden sorumludur.

mailYargıtay, ilginç bir karara imza attı. Karara göre, şirket müdürü sorumluluğu altında bulunan internet adresi kaynaklı iletilerin, şirket çalışanları veya üçüncü kişiler tarafından gönderildiğini kanıtlayamamış ve bu yöndeki savunmasını ispatlayamamıştır. O nedenle, genel ve soyut bu ihtimalin davacı aleyhine ve davalı lehine değerlendirilmesi kabul edilemez. Şu durumda, olayların saptanan ve yukarıda açıklanan gelişim biçimi karşısında iletilerin şirket müdürü tarafından gönderildiği; en azından sorumluluğu altında bulunan internet adresinden gönderilmemesi için üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı benimsenmelidir.

� MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( Davalının Müdürü Olduğu Şirketin E-Mail Adresinden Davalı Adına Davacı Şirketin Ticari İlişki İçinde Bulunduğu Firmalara Gönderilen Postalardaki İfadelerin Kişilik Haklarına Saldırı Teşkil Etmesi – Davalının Sözkonusu E-Mailleri Kendisinin Göndermediği Savunmasını İspatlayamaması/İhmal Boyutundaki Kusurun Sorumluluk İçin Yeterli Olması )

� KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( Davalının Müdürü Olduğu Şirketin E-Mail Adresinden Davalı Adına Davacı Şirketin Ticari İlişki İçinde Bulunduğu Firmalara Gönderilen Mesajlarla – İhmal Boyutundaki Kusurun Sorumluluk İçin Yeterli Olması )

� E-MAİL İLETİSİNDE KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI TEŞKİL EDEN İFADELER BULUNMASI ( Davalının Müdürü Olduğu Şirketin E-Mail Adresindne Davalı Adına Davacı Şirketin Ticari İlişki İçinde Bulunduğu Şirketlere Gönderilen – Manevi Tazminat Talebinin Kabulü Gereği )

� ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN ŞİRKETİN E-MAİL ADRESİNDEN DAVACI FİRMAYLA TİCARİ İLİŞKİ İÇİNDEKİ FİRMALARA GÖNDERİLEN VE KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI TEŞKİL EDEN İFADELERDEN SORUMLULUĞU ( Manevi Tazminat Talebinin Kabulü Gereği )

818/m.49

ÖZET : Davacı, ticari ilişkisi bulunan davalının, aynı konuda faaliyet gösteren firmalara gönderdiği elektronik posta ( e-mail )iletilerinde kullanılan ifadeler ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Davalı, sorumluluğu altında bulunan internet adresi kaynaklı iletilerin, şirket çalışanları veya üçüncü kişiler tarafından gönderildiğini kanıtlayamamış ve bu yöndeki savunmasını ispatlayamamıştır. O nedenle, genel ve soyut bu ihtimalin davacı aleyhine ve davalı lehine değerlendirilmesi kabul edilemez. Şu durumda, olayların saptanan ve yukarıda açıklanan gelişim biçimi karşısında iletilerin davalı tarafından gönderildiği; en azından sorumluluğu altında bulunan internet adresinden gönderilmemesi için üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı benimsenmelidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan BK. m. 41 vd. hükümleri ile yalnızca kasıtlı eylemler değil; savsama ( ihmal )boyutundaki tutum ve davranışlar da tazminat sorumluluğu için gerek ve yeter koşul niteliğindedir. Tüm bu açıklamalar karşısında, davacının davaya konu eylem nedeniyle sorumlu tutulması gerekir.

DAVA : Davacı A… Group Bilgisayar Elkt. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat S.Ç. tarafından, davalı O. A. aleyhine 8.7.2001 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20.10.2004 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Davacı, ticari ilişkisi bulunan davalının, aynı konuda faaliyet gösteren firmalara gönderdiği elektronik posta ( e-mail )iletilerinde kullanılan ifadeler ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiştir.

Davalı, davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını; aksi kabul edilse dahi, davaya konu iletilerin kendisi tarafından değil, ortağı ve yöneticisi durumunda bulunduğu dava dışı şirkete ait internet adresinden gönderildiğini; şirkette birden fazla kişinin çalıştığını ve davaya konu iletilerin herhangi biri tarafından da gönderilebileceğini belirterek, davanın reddi gereğini savunmuştur.

Mahkemece, davalının adını taşıyan gönderinin kesin delil niteliğinde sayılamayacağı; gerek bilgisayarın ve gerekse de şifresinin şirkette çalışanlarca kullanılabileceği; bunun dışında, üçüncü kişilerin de internet ortamında şifre kırmak suretiyle davaya konu eylemi gerçekleştirebilecekleri gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davalının ortağı ve müdürü bulunduğu …S İleri Teknoloji Ürünleri Ltd.Şti. ile dava dışı A… Elektronik Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında bilgisayar ürünü alış verişi yapıldığı; davacı A.. .-Grup Bilgisayar Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ise satıcı şirketten ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, ancak dava dışı şirket ile de bağlantısının olduğu; satılan ürünlerdeki eksikliklerle ilgili olarak davalının tepki gösterdiği ve bu bağlamda, internet ortamında davaya konu iletilerin gönderildiği anlaşılmaktadır.

İletilerde yer alan ifadelerin, davacı şirketin ticari itibarına saldırı niteliğinde bulunduğu çekişmesizdir. Diğer yandan, davacının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı şirket adına kayıtlı internet adresinden gönderildiği ve şirket genel müdürü olarak davalının adının yazıldığı da tartışmasızdır. Davalı, sorumluluğu altında bulunan internet adresi kaynaklı iletilerin, şirket çalışanları veya üçüncü kişiler tarafından gönderildiğini kanıtlayamamış ve bu yöndeki savunmasını ispatlayamamıştır. O nedenle, genel ve soyut bu ihtimalin davacı aleyhine ve davalı lehine değerlendirilmesi kabul edilemez. Şu durumda, olayların saptanan ve yukarıda açıklanan gelişim biçimi karşısında iletilerin davalı tarafından gönderildiği; en azından sorumluluğu altında bulunan internet adresinden gönderilmemesi için üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı benimsenmelidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan BK. m. 41 vd. hükümleri ile yalnızca kasıtlı eylemler değil; savsama ( ihmal )boyutundaki tutum ve davranışlar da tazminat sorumluluğu için gerek ve yeter koşul niteliğindedir. Tüm bu açıklamalar karşısında, davacının davaya konu eylem nedeniyle sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. ( HUMK. 428/b.5 ).

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Tags:

Leave a reply

required

required

optional


Trackbacks

  •  
art homework help can you get someone to write reports for you online book reviews for sale essay writers writing service buy papers cheap